Metinde arama
37 sonuç
-
2:282 Sure 2 · Guidance for Those Who Guard Themselves Ayeti aç →
ve eğer iki erkek olmazlarsa, o zaman bir erkek ve iki kadın, tanıklığını uygun bulduğunuz kişilerden, ikisinden biri yolunu şaşırırsa diğeri ona hatırlatsın diye.
فَإِن لَّمْ يَكُونَا رَجُلَيْنِ فَرَجُلٌۭ وَٱمْرَأَتَانِ مِمَّن تَرْضَوْنَ مِنَ ٱلشُّهَدَآءِ أَن تَضِلَّ إِحْدَىٰهُمَا فَتُذَكِّرَ إِحْدَىٰهُمَا ٱلْأُخْرَىٰ -
3:35 Sure 3 · The Rope of God Ayeti aç →
İmran'ın karısı şöyle dediğinde: “Vasim, karnımdakini, her şeyden bağımsız kılınmış olarak Sana adıyorum; öyleyse onu benden kabul et.
إِذْ قَالَتِ ٱمْرَأَتُ عِمْرَٰنَ رَبِّ إِنِّى نَذَرْتُ لَكَ مَا فِى بَطْنِى مُحَرَّرًۭا فَتَقَبَّلْ مِنِّىٓ -
3:40 Sure 3 · The Rope of God Ayeti aç →
Dedi ki: “Vasim, ileri yaş bana çoktan ulaşmışken ve karım kısırken nasıl bir oğlan çocuğum olur?”
قَالَ رَبِّ أَنَّىٰ يَكُونُ لِى غُلَٰمٌۭ وَقَدْ بَلَغَنِىَ ٱلْكِبَرُ وَٱمْرَأَتِى عَاقِرٌۭ -
4:12 Sure 4 · Reduced to Weakness Ayeti aç →
Ve üst soy ya da alt soy bulunmaksızın mirası aktarılan bir erkeğin ya da aynı durumdaki bir kadının bir erkek ya da kız kardeşi varsa, her birine altıda bir düşer;
وَإِن كَانَ رَجُلٌۭ يُورَثُ كَلَٰلَةً أَوِ ٱمْرَأَةٌۭ وَلَهُۥٓ أَخٌ أَوْ أُخْتٌۭ فَلِكُلِّ وَٰحِدٍۢ مِّنْهُمَا ٱلسُّدُسُ -
4:128 Sure 4 · Reduced to Weakness Ayeti aç →
Ve bir kadın kocasından kalıcı bir düşmanlık ya da bir sıyrılma korkarsa, aralarında bir uzlaşmayla barışmalarında onlara hiçbir sitem yoktur;
وَإِنِ ٱمْرَأَةٌ خَافَتْ مِنۢ بَعْلِهَا نُشُوزًا أَوْ إِعْرَاضًۭا فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَآ أَن يُصْلِحَا بَيْنَهُمَا صُلْحًۭا -
4:176 Sure 4 · Reduced to Weakness Ayeti aç →
Bir adam çocuksuz yok olursa, ama bir kız kardeşi varsa, bıraktığının yarısı ona düşer;
إِنِ ٱمْرُؤٌا۟ هَلَكَ لَيْسَ لَهُۥ وَلَدٌۭ وَلَهُۥٓ أُخْتٌۭ فَلَهَا نِصْفُ مَا تَرَكَ -
7:83 Sure 7 · Am I Not Your Guardian? Ayeti aç →
Biz de onu ve ailesini kurtardık, karısı hariç, o oyalananlardandı.
فَأَنجَيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ إِلَّا ٱمْرَأَتَهُۥ كَانَتْ مِنَ ٱلْغَٰبِرِينَ -
11:71 Sure 11 · Stand Straight Ayeti aç →
Ve karısı, ayakta, gülmeye başladı;
وَٱمْرَأَتُهُۥ قَآئِمَةٌۭ فَضَحِكَتْ -
11:81 Sure 11 · Stand Straight Ayeti aç →
Öyleyse ailenle birlikte, karın hariç, gecenin bir vaktinde yola çık, ve aranızdan hiç kimse dönüp bakmasın.
فَأَسْرِ بِأَهْلِكَ بِقِطْعٍۢ مِّنَ ٱلَّيْلِ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنكُمْ أَحَدٌ إِلَّا ٱمْرَأَتَكَ -
12:21 Sure 12 · The Finest of Accounts Ayeti aç →
Ve onu Mısır'da satın alan, karısına dedi: “Kalışını onurlu kıl; bize yararlı olabilir, ya da onu evlat ediniriz.”
وَقَالَ ٱلَّذِى ٱشْتَرَىٰهُ مِن مِّصْرَ لِٱمْرَأَتِهِۦٓ أَكْرِمِى مَثْوَىٰهُ عَسَىٰٓ أَن يَنفَعَنَآ أَوْ نَتَّخِذَهُۥ وَلَدًۭا -
12:30 Sure 12 · The Finest of Accounts Ayeti aç →
Ve Başkent'te kadınlar dediler: “Güçlü'nün karısı genç adamını kendisinden elde etmeye çalışıyor: onu elbette aşkla esir etmiş;
وَقَالَ نِسْوَةٌۭ فِى ٱلْمَدِينَةِ ٱمْرَأَتُ ٱلْعَزِيزِ تُرَٰوِدُ فَتَىٰهَا عَن نَّفْسِهِۦ قَدْ شَغَفَهَا حُبًّا -
12:51 Sure 12 · The Finest of Accounts Ayeti aç →
Güçlü'nün karısı dedi: “Şimdi hak ortaya çıktı: onu kendisinden elde etmeye çalışan bendim, ve o elbette doğru sözlülerdendir.
قَالَتِ ٱمْرَأَتُ ٱلْعَزِيزِ ٱلْـَٰٔنَ حَصْحَصَ ٱلْحَقُّ أَنَا۠ رَٰوَدتُّهُۥ عَن نَّفْسِهِۦ وَإِنَّهُۥ لَمِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ -
15:60 Sure 15 · Until Certainty Comes Ayeti aç →
Onların hepsini elbette kurtaracağız, karısı hariç: onun elbette oyalananlardan olduğunu belirledik.”
إِنَّا لَمُنَجُّوهُمْ أَجْمَعِينَ إِلَّا ٱمْرَأَتَهُۥ قَدَّرْنَآ إِنَّهَا لَمِنَ ٱلْغَٰبِرِينَ -
19:6 Sure 19 · A Remembrance of Benevolence Ayeti aç →
Ve ben şüphesiz benden sonra yakınlarımdan korktum, karım da kısırdır. Öyleyse bana katından, benden miras alacak ve Yakup'un klanından miras alacak bir koruyucu hibe et,
وَإِنِّى خِفْتُ ٱلْمَوَٰلِىَ مِن وَرَآءِى وَكَانَتِ ٱمْرَأَتِى عَاقِرًۭا فَهَبْ لِى مِن لَّدُنكَ وَلِيًّۭا يَرِثُنِى وَيَرِثُ مِنْ ءَالِ يَعْقُوبَ -
19:8 Sure 19 · A Remembrance of Benevolence Ayeti aç →
Dedi: “Vasim, karım kısırken ve ben ileri yaşta aşırı bir çöküntüye ulaşmışken, nasıl olur da benim bir oğlum olur?”
قَالَ رَبِّ أَنَّىٰ يَكُونُ لِى غُلَٰمٌۭ وَكَانَتِ ٱمْرَأَتِى عَاقِرًۭا وَقَدْ بَلَغْتُ مِنَ ٱلْكِبَرِ عِتِيًّۭا -
19:28 Sure 19 · A Remembrance of Benevolence Ayeti aç →
Ey Harun'un kız kardeşi, baban kötü bir adam değildi, annen de utanmaz bir kadın değildi.”
يَٰٓأُخْتَ هَٰرُونَ مَا كَانَ أَبُوكِ ٱمْرَأَ سَوْءٍۢ وَمَا كَانَتْ أُمُّكِ بَغِيًّۭا -
20:85 Sure 20 · That You May Not Toil Ayeti aç →
Dedi ki: “Biz şüphesiz senden sonra halkını sınadık ve Samiri onların yolunu şaşırttı.”
قَالَ فَإِنَّا قَدْ فَتَنَّا قَوْمَكَ مِنۢ بَعْدِكَ وَأَضَلَّهُمُ ٱلسَّامِرِىُّ -
20:87 Sure 20 · That You May Not Toil Ayeti aç →
Dediler ki: “Biz senin randevunu kendi isteğimizle kaçırmadık; ama bize halkın süslerinden olan yükler taşıttırıldı, biz onları fırlattık ve Samiri de böylece attı.”
قَالُوا۟ مَآ أَخْلَفْنَا مَوْعِدَكَ بِمَلْكِنَا وَلَٰكِنَّا حُمِّلْنَآ أَوْزَارًۭا مِّن زِينَةِ ٱلْقَوْمِ فَقَذَفْنَٰهَا فَكَذَٰلِكَ أَلْقَى ٱلسَّامِرِىُّ -
20:95 Sure 20 · That You May Not Toil Ayeti aç →
Dedi ki: “Peki ne haldesin sen, Samiri?”
قَالَ فَمَا خَطْبُكَ يَٰسَٰمِرِىُّ -
22:28 Sure 22 · Neither Their Flesh nor Their Blood Ayeti aç →
Ve insanlar arasında Hac'ı kamuya ilan et: sana yaya olarak ve her bitkin binekle gelecekler, her derin ve uzak yoldan, kendilerine düşen yararlara tanık olmak ve bilinen günlerde, Tanrı'nın kendilerine geçim olarak verdiği sürü hayvanları üzerine Tanrı'nın adını hatırlatmak için.
وَأَذِّن فِى ٱلنَّاسِ بِٱلْحَجِّ يَأْتُوكَ رِجَالًۭا وَعَلَىٰ كُلِّ ضَامِرٍۢ يَأْتِينَ مِن كُلِّ فَجٍّ عَمِيقٍۢ لِّيَشْهَدُوا۟ مَنَٰفِعَ لَهُمْ وَيَذْكُرُوا۟ ٱسْمَ ٱللَّهِ فِىٓ أَيَّامٍۢ مَّعْلُومَٰتٍ عَلَىٰ مَا رَزَقَهُم مِّنۢ بَهِيمَةِ ٱلْأَنْعَٰمِ -
23:67 Sure 23 · Have Attained Success Ayeti aç →
gece sohbet ederek aşağılayıcı sözler söylüyordunuz.
سَٰمِرًۭا تَهْجُرُونَ -
24:11 Sure 24 · The Light Ayeti aç →
Onlardan her kişiye, kazandığı ihlalin karşılığı vardır,
لِكُلِّ ٱمْرِئٍۢ مِّنْهُم مَّا ٱكْتَسَبَ مِنَ ٱلْإِثْمِ -
27:23 Sure 27 · The Ants Ayeti aç →
Onlara krallık eden ve kendisine her şey verilmiş bir kadın buldum.
إِنِّى وَجَدتُّ ٱمْرَأَةًۭ تَمْلِكُهُمْ وَأُوتِيَتْ مِن كُلِّ شَىْءٍۢ -
27:57 Sure 27 · The Ants Ayeti aç →
Biz de onu ve ailesini kurtardık, karısı hariç; onun geride oyalananlardan olmasını Biz belirlemiştik.
فَأَنجَيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ إِلَّا ٱمْرَأَتَهُۥ قَدَّرْنَٰهَا مِنَ ٱلْغَٰبِرِينَ -
28:9 Sure 28 · The Story Ayeti aç →
Ve Firavun'un karısı dedi ki: “Benim için ve senin için bakışın durulması; onu öldürmeyin;
وَقَالَتِ ٱمْرَأَتُ فِرْعَوْنَ قُرَّتُ عَيْنٍۢ لِّى وَلَكَ لَا تَقْتُلُوهُ -
28:23 Sure 28 · The Story Ayeti aç →
Medyen'in suyuna vardığında, orada su içiren insanlardan bir topluluk buldu ve onlardan ayrı, sürülerini geri tutan iki kadın buldu.
وَلَمَّا وَرَدَ مَآءَ مَدْيَنَ وَجَدَ عَلَيْهِ أُمَّةًۭ مِّنَ ٱلنَّاسِ يَسْقُونَ وَوَجَدَ مِن دُونِهِمُ ٱمْرَأَتَيْنِ تَذُودَانِ -
29:32 Sure 29 · The Spider Ayeti aç →
onu ve yakınlarını elbette kurtaracağız; karısı hariç, o oyalananlardan olacak.”
لَنُنَجِّيَنَّهُۥ وَأَهْلَهُۥٓ إِلَّا ٱمْرَأَتَهُۥ كَانَتْ مِنَ ٱلْغَٰبِرِينَ -
29:33 Sure 29 · The Spider Ayeti aç →
ve dediler ki: “Korkma ve üzülme; seni ve yakınlarını kurtaracağız; karın hariç, o oyalananlardan olacak.
وَقَالُوا۟ لَا تَخَفْ وَلَا تَحْزَنْ إِنَّا مُنَجُّوكَ وَأَهْلَكَ إِلَّا ٱمْرَأَتَكَ كَانَتْ مِنَ ٱلْغَٰبِرِينَ -
33:50 Sure 33 · The Parties Ayeti aç →
Ey Aktarıcı, Biz sana ödüllerini verdiğin eşlerini, Tanrı'nın sana geri döndürdüklerinden sana yeminli olanı, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını, seninle birlikte göç etmiş teyzelerinin kızlarını ve kendini Aktarıcı'ya hibe eden inanan her kadını — yeter ki Aktarıcı onunla evlenmek istesin — serbest kıldık:
يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ إِنَّآ أَحْلَلْنَا لَكَ أَزْوَٰجَكَ ٱلَّٰتِىٓ ءَاتَيْتَ أُجُورَهُنَّ وَمَا مَلَكَتْ يَمِينُكَ مِمَّآ أَفَآءَ ٱللَّهُ عَلَيْكَ وَبَنَاتِ عَمِّكَ وَبَنَاتِ عَمَّٰتِكَ وَبَنَاتِ خَالِكَ وَبَنَاتِ خَٰلَٰتِكَ ٱلَّٰتِى هَاجَرْنَ مَعَكَ وَٱمْرَأَةًۭ مُّؤْمِنَةً إِن وَهَبَتْ نَفْسَهَا لِلنَّبِىِّ إِنْ أَرَادَ ٱلنَّبِىُّ أَن يَسْتَنكِحَهَا -
51:29 Sure 51 · So Flee to God Ayeti aç →
Bunun üzerine karısı bağırarak karşısına geçti, yüzüne vurdu ve dedi ki: “Kısır bir yaşlı kadın mı?!”
فَأَقْبَلَتِ ٱمْرَأَتُهُۥ فِى صَرَّةٍۢ فَصَكَّتْ وَجْهَهَا وَقَالَتْ عَجُوزٌ عَقِيمٌۭ -
52:21 Sure 52 · The Punishment Will Fall Ayeti aç →
Her kişi kazandığı şeye karşılık rehin tutulmuştur.
كُلُّ ٱمْرِئٍۭ بِمَا كَسَبَ رَهِينٌۭ -
66:10 Sure 66 · The Prohibition Ayeti aç →
Tanrı yadsıyanlar için bir örneği çoğaltır: Nuh'un karısı ve Lut'un karısı.
ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًۭا لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱمْرَأَتَ نُوحٍۢ وَٱمْرَأَتَ لُوطٍۢ -
66:11 Sure 66 · The Prohibition Ayeti aç →
Ve Tanrı inananlar için bir örneği çoğaltır: Firavun'un karısı; dediği zaman: “Vasim, Senin yanında, Bahçe'de benim için bir ev kur ve beni Firavun'dan ve onun işinden kurtar ve beni zalim halktan kurtar.”
وَضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًۭا لِّلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱمْرَأَتَ فِرْعَوْنَ إِذْ قَالَتْ رَبِّ ٱبْنِ لِى عِندَكَ بَيْتًۭا فِى ٱلْجَنَّةِ وَنَجِّنِى مِن فِرْعَوْنَ وَعَمَلِهِۦ وَنَجِّنِى مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ -
70:39 Sure 70 · The Ascending Ways Ayeti aç →
İçlerinden her kişi, bir lütuf bahçesine girmeye mi göz dikiyor? Asla!
أَيَطْمَعُ كُلُّ ٱمْرِئٍۢ مِّنْهُمْ أَن يُدْخَلَ جَنَّةَ نَعِيمٍۢ كَلَّآ -
74:52 Sure 74 · The Cloaked One Ayeti aç →
İçlerinden her kişi, daha doğrusu, kendisine yayılmış günlükler verilmesini diler.
بَلْ يُرِيدُ كُلُّ ٱمْرِئٍۢ مِّنْهُمْ أَن يُؤْتَىٰ صُحُفًۭا مُّنَشَّرَةًۭ -
80:37 Sure 80 · He Frowned Ayeti aç →
onlardan her kişi için o gün, kendisini meşgul edecek bir uğraş olacak.
لِكُلِّ ٱمْرِئٍۢ مِّنْهُمْ يَوْمَئِذٍۢ شَأْنٌۭ يُغْنِيهِ -
111:4 Sure 111 · The Man Gone to Perdition Ayeti aç →
O, alevli bir ateşte yanacak ve karısı da,
سَيَصْلَىٰ نَارًۭا ذَاتَ لَهَبٍۢ وَٱمْرَأَتُهُۥ