Metinde arama
65 sonuç
-
5:2 Sure 5 · Faithful to Contracts Ayeti aç →
Ve bir halkın hıncı, sizi dokunulmaz yere kapanma yerinden alıkoydukları için, sizi saldırmaya sürüklemesin.
وَلَا يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَـَٔانُ قَوْمٍ أَن صَدُّوكُمْ عَنِ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ أَن تَعْتَدُوا۟ -
5:8 Sure 5 · Faithful to Contracts Ayeti aç →
ve bir halkın hıncı sizi adil olmamaya sürüklemesin.
وَلَا يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَـَٔانُ قَوْمٍ عَلَىٰٓ أَلَّا تَعْدِلُوا۟ -
6:55 Sure 6 · The Guardian of Every Thing Ayeti aç →
Böylece işaretleri ayrıntılandırıyoruz, koparılmışların yolu belli olsun diye.
وَكَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلْءَايَٰتِ وَلِتَسْتَبِينَ سَبِيلُ ٱلْمُجْرِمِينَ -
6:123 Sure 6 · The Guardian of Every Thing Ayeti aç →
Ve böylece her kentte, orada komplo kursunlar diye, koparılmışlarının en büyüklerini koyduk;
وَكَذَٰلِكَ جَعَلْنَا فِى كُلِّ قَرْيَةٍ أَكَٰبِرَ مُجْرِمِيهَا لِيَمْكُرُوا۟ فِيهَا -
6:124 Sure 6 · The Guardian of Every Thing Ayeti aç →
Kendilerini koparmış olanların başına, komplo kurdukları için, Tanrı'nın yanında bir alçaltılma ve şiddetli bir ceza gelecek.
سَيُصِيبُ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ صَغَارٌ عِندَ ٱللَّهِ وَعَذَابٌۭ شَدِيدٌۢ بِمَا كَانُوا۟ يَمْكُرُونَ -
6:147 Sure 6 · The Guardian of Every Thing Ayeti aç →
ve O'nun sertliği, koparılmışlar halkından geri çevrilmez.”
وَلَا يُرَدُّ بَأْسُهُۥ عَنِ ٱلْقَوْمِ ٱلْمُجْرِمِينَ -
7:40 Sure 7 · Am I Not Your Guardian? Ayeti aç →
Biz koparılmışlara böyle karşılık veririz.
وَكَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُجْرِمِينَ -
7:84 Sure 7 · Am I Not Your Guardian? Ayeti aç →
Bak öyleyse, koparılmışların sonu nasıl oldu.
فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُجْرِمِينَ -
7:133 Sure 7 · Am I Not Your Guardian? Ayeti aç →
Biz de üzerlerine seli, çekirgeleri, bitleri, kurbağaları ve kanı gönderdik, ayrıntılandırılmış işaretler; ama kibirle şiştiler ve koparılmış bir halk oldular.
فَأَرْسَلْنَا عَلَيْهِمُ ٱلطُّوفَانَ وَٱلْجَرَادَ وَٱلْقُمَّلَ وَٱلضَّفَادِعَ وَٱلدَّمَ ءَايَٰتٍۢ مُّفَصَّلَٰتٍۢ فَٱسْتَكْبَرُوا۟ وَكَانُوا۟ قَوْمًۭا مُّجْرِمِينَ -
8:8 Sure 8 · What Gives You Life Ayeti aç →
Ama Tanrı, sözleriyle hakkı gerçekleştirmeyi ve yadsıyanların son kalıntısına kadar kesmeyi istiyordu; hakkı gerçekleştirsin ve sahteyi boşa çıkarsın diye, koparılmışlar tiksinse de.
وَيُرِيدُ ٱللَّهُ أَن يُحِقَّ ٱلْحَقَّ بِكَلِمَٰتِهِۦ وَيَقْطَعَ دَابِرَ ٱلْكَٰفِرِينَ لِيُحِقَّ ٱلْحَقَّ وَيُبْطِلَ ٱلْبَٰطِلَ وَلَوْ كَرِهَ ٱلْمُجْرِمُونَ -
9:66 Sure 9 · God Suffices Me Ayeti aç →
Sizden bir gruba göz yumulursa, başka bir grup cezalandırılacaktır, koparılmışlar olduklarından dolayı.
إِن نَّعْفُ عَن طَآئِفَةٍۢ مِّنكُمْ نُعَذِّبْ طَآئِفَةًۢ بِأَنَّهُمْ كَانُوا۟ مُجْرِمِينَ -
10:13 Sure 10 · The Abode of Peace Ayeti aç →
Biz koparılmışların halkının karşılığını böyle veririz.
كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْقَوْمَ ٱلْمُجْرِمِينَ -
10:17 Sure 10 · The Abode of Peace Ayeti aç →
Koparılmışlar şüphesiz başarıya ermez.
إِنَّهُۥ لَا يُفْلِحُ ٱلْمُجْرِمُونَ -
10:50 Sure 10 · The Abode of Peace Ayeti aç →
De ki: “Görüyor musunuz? O'nun cezası size geceleyin ya da gündüz gelip çatarsa, koparılmışlar ondan neyi çabuklaştırmak isteyecek?
قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِنْ أَتَىٰكُمْ عَذَابُهُۥ بَيَٰتًا أَوْ نَهَارًۭا مَّاذَا يَسْتَعْجِلُ مِنْهُ ٱلْمُجْرِمُونَ -
10:75 Sure 10 · The Abode of Peace Ayeti aç →
Sonra, onlardan sonra Musa'yı ve Harun'u, işaretlerimizle Firavun'a ve saray çevresine uyandırdık; ama kibirle şiştiler ve koparılmışlardan bir halk oldular.
ثُمَّ بَعَثْنَا مِنۢ بَعْدِهِم مُّوسَىٰ وَهَٰرُونَ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ وَمَلَإِي۟هِۦ بِـَٔايَٰتِنَا فَٱسْتَكْبَرُوا۟ وَكَانُوا۟ قَوْمًۭا مُّجْرِمِينَ -
10:82 Sure 10 · The Abode of Peace Ayeti aç →
Ve Tanrı, koparılmışlar tiksinse de, hakkı O'nun sözleriyle gerçekleştirir.
وَيُحِقُّ ٱللَّهُ ٱلْحَقَّ بِكَلِمَٰتِهِۦ وَلَوْ كَرِهَ ٱلْمُجْرِمُونَ -
11:22 Sure 11 · Stand Straight Ayeti aç →
Kaçınılmaz olarak, son yaşamda en büyük kaybedenler onlardır.
لَا جَرَمَ أَنَّهُمْ فِى ٱلْءَاخِرَةِ هُمُ ٱلْأَخْسَرُونَ -
11:35 Sure 11 · Stand Straight Ayeti aç →
De ki: “Onu ben uydurduysam, koparılmışlığım üzerime düşer, ben de sizin koparılmışlığınızdan ibrayım.”
قُلْ إِنِ ٱفْتَرَيْتُهُۥ فَعَلَىَّ إِجْرَامِى وَأَنَا۠ بَرِىٓءٌۭ مِّمَّا تُجْرِمُونَ -
11:52 Sure 11 · Stand Straight Ayeti aç →
Ey halkım, Vasinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na dönün: O üzerinize bol bol yağan göğü gönderecek, ve gücünüze güç ekleyecek; ve koparılmışlar olarak sırt çevirmeyin.”
وَيَٰقَوْمِ ٱسْتَغْفِرُوا۟ رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُوٓا۟ إِلَيْهِ يُرْسِلِ ٱلسَّمَآءَ عَلَيْكُم مِّدْرَارًۭا وَيَزِدْكُمْ قُوَّةً إِلَىٰ قُوَّتِكُمْ وَلَا تَتَوَلَّوْا۟ مُجْرِمِينَ -
11:89 Sure 11 · Stand Straight Ayeti aç →
Ey halkım, benimle ilişkinizin kırılması, sizi Nuh'un halkının, ya da Hud'un halkının, ya da Salih'in halkının başına gelenin sizin de başınıza gelmesine sürüklemesin;
وَيَٰقَوْمِ لَا يَجْرِمَنَّكُمْ شِقَاقِىٓ أَن يُصِيبَكُم مِّثْلُ مَآ أَصَابَ قَوْمَ نُوحٍ أَوْ قَوْمَ هُودٍ أَوْ قَوْمَ صَٰلِحٍۢ -
11:116 Sure 11 · Stand Straight Ayeti aç →
Ve zulmedenler, içinde varsıllıkla yaşadıkları şeyin ardına düştüler ve koparılmışlar oldular.
وَٱتَّبَعَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مَآ أُتْرِفُوا۟ فِيهِ وَكَانُوا۟ مُجْرِمِينَ -
12:110 Sure 12 · The Finest of Accounts Ayeti aç →
ve Bizim sertliğimiz koparılmış halktan geri alınmaz.
وَلَا يُرَدُّ بَأْسُنَا عَنِ ٱلْقَوْمِ ٱلْمُجْرِمِينَ -
14:51 Sure 14 · A Good Word Ayeti aç →
Ve o gün koparılmışları göreceksin: demirler içinde birbirine zincirlenmiş, gömlekleri katrandan, ve Ateş yüzlerini kaplıyor, Tanrı her Öze kazandığının karşılığını versin diye:
وَتَرَى ٱلْمُجْرِمِينَ يَوْمَئِذٍۢ مُّقَرَّنِينَ فِى ٱلْأَصْفَادِ سَرَابِيلُهُم مِّن قَطِرَانٍۢ وَتَغْشَىٰ وُجُوهَهُمُ ٱلنَّارُ لِيَجْزِىَ ٱللَّهُ كُلَّ نَفْسٍۢ مَّا كَسَبَتْ -
15:13 Sure 15 · Until Certainty Comes Ayeti aç →
Böylece onu koparılmışların çekirdeklerine yerleştiririz: ona inanmazlar, oysa öncekilerin normu çoktan geçti.
كَذَٰلِكَ نَسْلُكُهُۥ فِى قُلُوبِ ٱلْمُجْرِمِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِهِۦ وَقَدْ خَلَتْ سُنَّةُ ٱلْأَوَّلِينَ -
15:59 Sure 15 · Until Certainty Comes Ayeti aç →
Dediler ki: “Biz koparılmış bir halka gönderildik; Lut klanı hariç.
قَالُوٓا۟ إِنَّآ أُرْسِلْنَآ إِلَىٰ قَوْمٍۢ مُّجْرِمِينَ إِلَّآ ءَالَ لُوطٍ -
16:23 Sure 16 · A Drink in Which There Is Healing Ayeti aç →
Kaçınılmaz olarak, Tanrı onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir:
لَا جَرَمَ أَنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ -
16:62 Sure 16 · A Drink in Which There Is Healing Ayeti aç →
kaçınılmaz olarak, Ateş onlara aittir ve oraya ilk gönderilenler onlar olacak.
لَا جَرَمَ أَنَّ لَهُمُ ٱلنَّارَ وَأَنَّهُم مُّفْرَطُونَ -
16:109 Sure 16 · A Drink in Which There Is Healing Ayeti aç →
Kaçınılmaz olarak, son yaşamda ziyana uğrayanlar onlardır.
لَا جَرَمَ أَنَّهُمْ فِى ٱلْءَاخِرَةِ هُمُ ٱلْخَٰسِرُونَ -
18:49 Sure 18 · Unless God Wills Ayeti aç →
Ve kayıt konulacak, ve koparılmışların onun içindekinden ürktüğünü göreceksin,
وَوُضِعَ ٱلْكِتَٰبُ فَتَرَى ٱلْمُجْرِمِينَ مُشْفِقِينَ مِمَّا فِيهِ -
18:53 Sure 18 · Unless God Wills Ayeti aç →
Ve koparılmışlar Ateş'i görecek ve oraya yuvarlanacaklarını varsayacaklar, ondan uzaklaşacak hiçbir yol bulamadan.
وَرَءَا ٱلْمُجْرِمُونَ ٱلنَّارَ فَظَنُّوٓا۟ أَنَّهُم مُّوَاقِعُوهَا وَلَمْ يَجِدُوا۟ عَنْهَا مَصْرِفًۭا -
19:86 Sure 19 · A Remembrance of Benevolence Ayeti aç →
Sakınanları Tümüyle Esirgeyen'e bir heyet olarak topladığımız ve koparılmışları Cehennem'e, oraya varsınlar diye götürdüğümüz gün.
يَوْمَ نَحْشُرُ ٱلْمُتَّقِينَ إِلَى ٱلرَّحْمَٰنِ وَفْدًۭا وَنَسُوقُ ٱلْمُجْرِمِينَ إِلَىٰ جَهَنَّمَ وِرْدًۭا -
20:74 Sure 20 · That You May Not Toil Ayeti aç →
Şüphesiz kim Vasisine koparılmış olarak gelirse, onun için Cehennem vardır; orada ne ölür ne yaşar.
إِنَّهُۥ مَن يَأْتِ رَبَّهُۥ مُجْرِمًۭا فَإِنَّ لَهُۥ جَهَنَّمَ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيَىٰ -
20:103 Sure 20 · That You May Not Toil Ayeti aç →
Boru'ya üfürüleceği gün, koparılmışları toplayacağız; o gün solgun, aralarında fısıldaşarak: “Yalnızca on kaldınız.”
يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ وَنَحْشُرُ ٱلْمُجْرِمِينَ يَوْمَئِذٍۢ زُرْقًۭا يَتَخَٰفَتُونَ بَيْنَهُمْ إِن لَّبِثْتُمْ إِلَّا عَشْرًۭا -
25:22 Sure 25 · The Discernment Ayeti aç →
Görevlileri görecekleri gün, o gün koparılmışlar için hiçbir müjde olmayacak,
يَوْمَ يَرَوْنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ لَا بُشْرَىٰ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُجْرِمِينَ -
25:31 Sure 25 · The Discernment Ayeti aç →
Ve böylece Biz her aktarıcıya koparılmışlar arasından bir düşman belirledik.
وَكَذَٰلِكَ جَعَلْنَا لِكُلِّ نَبِىٍّ عَدُوًّۭا مِّنَ ٱلْمُجْرِمِينَ -
26:99 Sure 26 · The Rhetoricians Ayeti aç →
Ve bizi yolumuzdan şaşırtanlar yalnızca koparılmışlardır.
وَمَآ أَضَلَّنَآ إِلَّا ٱلْمُجْرِمُونَ -
26:203 Sure 26 · The Rhetoricians Ayeti aç →
Böylece Biz onu koparılmışların çekirdeklerine soktuk; onlar, kendilerine ansızın, hissetmeden gelecek acı verici cezayı görene dek ona inanmayacaklar, ve o zaman diyecekler ki: “Bize bir mühlet verilecek mi?”
كَذَٰلِكَ سَلَكْنَٰهُ فِى قُلُوبِ ٱلْمُجْرِمِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِهِۦ حَتَّىٰ يَرَوُا۟ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَلِيمَ فَيَأْتِيَهُم بَغْتَةًۭ وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ فَيَقُولُوا۟ هَلْ نَحْنُ مُنظَرُونَ -
27:69 Sure 27 · The Ants Ayeti aç →
De ki: “Yerde gezin ve koparılmışların sonunun nasıl olduğuna bakın.”
قُلْ سِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُجْرِمِينَ -
28:17 Sure 28 · The Story Ayeti aç →
Dedi ki: “Vasim, bana verdiğin lütufla, artık asla koparılmışlara bir dayanak olmayacağım.”
قَالَ رَبِّ بِمَآ أَنْعَمْتَ عَلَىَّ فَلَنْ أَكُونَ ظَهِيرًۭا لِّلْمُجْرِمِينَ -
28:78 Sure 28 · The Story Ayeti aç →
Ve koparılmışlar yanlışları hakkında sorguya çekilmeyecekler.
وَلَا يُسْـَٔلُ عَن ذُنُوبِهِمُ ٱلْمُجْرِمُونَ -
30:13 Sure 30 · The Romans Ayeti aç →
Ve Saat'in ayağa kalkacağı gün, koparılmışlar umutsuzluğa gömülecek ve ortakları arasında hiçbir aracıları olmayacak; hatta kendi ortaklarını bile yadsıyacaklar.
وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يُبْلِسُ ٱلْمُجْرِمُونَ وَلَمْ يَكُن لَّهُم مِّن شُرَكَآئِهِمْ شُفَعَٰٓؤُا۟ وَكَانُوا۟ بِشُرَكَآئِهِمْ كَٰفِرِينَ -
30:47 Sure 30 · The Romans Ayeti aç →
Ve Biz senden önce halklarına şüphesiz elçiler gönderdik; onlara apaçık kanıtlarla geldiler ve koparılmış olanlardan öç aldık;
وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ رُسُلًا إِلَىٰ قَوْمِهِمْ فَجَآءُوهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَٱنتَقَمْنَا مِنَ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ -
30:55 Sure 30 · The Romans Ayeti aç →
Ve Saat'in ayağa kalkacağı gün, koparılmışlar ancak bir saat kaldıklarına yemin edecekler;
وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يُقْسِمُ ٱلْمُجْرِمُونَ مَا لَبِثُوا۟ غَيْرَ سَاعَةٍۢ -
32:12 Sure 32 · The Prostration Ayeti aç →
Ve koparılmışlar Vasilerinin önünde başları eğik olduklarında bir görsen: “Vasimiz, açıkça gördük ve işittik; öyleyse bizi geri döndür, sağlam işler yapacağız — işte biz şüphesiz kesinliğe vardık.”
وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلْمُجْرِمُونَ نَاكِسُوا۟ رُءُوسِهِمْ عِندَ رَبِّهِمْ رَبَّنَآ أَبْصَرْنَا وَسَمِعْنَا فَٱرْجِعْنَا نَعْمَلْ صَٰلِحًا إِنَّا مُوقِنُونَ -
32:22 Sure 32 · The Prostration Ayeti aç →
Biz koparılmışlardan şüphesiz öç alacağız.
إِنَّا مِنَ ٱلْمُجْرِمِينَ مُنتَقِمُونَ -
34:25 Sure 34 · Saba' Ayeti aç →
De ki: “Bizim kopuşumuz hakkında sorulmayacaksınız ve sizin yaptıklarınız hakkında biz sorulmayacağız.”
قُل لَّا تُسْـَٔلُونَ عَمَّآ أَجْرَمْنَا وَلَا نُسْـَٔلُ عَمَّا تَعْمَلُونَ -
34:32 Sure 34 · Saba' Ayeti aç →
Kibirle şişenler zayıf sayılanlara diyecekler ki: “Yol gösterim size geldikten sonra, onun yolunu sizin önünüzde tıkayan biz miydik? Hayır: siz daha çok koparılmışlardınız.”
قَالَ ٱلَّذِينَ ٱسْتَكْبَرُوا۟ لِلَّذِينَ ٱسْتُضْعِفُوٓا۟ أَنَحْنُ صَدَدْنَٰكُمْ عَنِ ٱلْهُدَىٰ بَعْدَ إِذْ جَآءَكُم بَلْ كُنتُم مُّجْرِمِينَ -
36:59 Sure 36 · Who Will Give Life to the Bones? Ayeti aç →
“Ve bugün bir kenara çekilin, ey koparılmışlar!
وَٱمْتَٰزُوا۟ ٱلْيَوْمَ أَيُّهَا ٱلْمُجْرِمُونَ -
37:34 Sure 37 · Peace upon the Envoys Ayeti aç →
Biz koparılmışlara işte böyle davranırız.
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ -
40:43 Sure 40 · My Guardian Is God Ayeti aç →
kaçınılmaz olarak, beni çağırdığınız şeyin ne bu dünyada ne de son yaşamda bir çağrısı vardır; Tanrı'ya döndürüleceğiz, ve aşırıya kaçanlar Ateş'in arkadaşlarıdır.
لَا جَرَمَ أَنَّمَا تَدْعُونَنِىٓ إِلَيْهِ لَيْسَ لَهُۥ دَعْوَةٌۭ فِى ٱلدُّنْيَا وَلَا فِى ٱلْءَاخِرَةِ وَأَنَّ مَرَدَّنَآ إِلَى ٱللَّهِ وَأَنَّ ٱلْمُسْرِفِينَ هُمْ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ -
43:74 Sure 43 · In the Footsteps of the Ancestors Ayeti aç →
Koparılmışlar şüphesiz Cehennem'in cezasında sonsuza dek kalacaklar,
إِنَّ ٱلْمُجْرِمِينَ فِى عَذَابِ جَهَنَّمَ خَٰلِدُونَ -
44:22 Sure 44 · You Will Relapse Ayeti aç →
Bunun üzerine Vasisine dua etti: “Bunlar koparılmışlardan bir halktır.”
فَدَعَا رَبَّهُۥٓ أَنَّ هَٰٓؤُلَآءِ قَوْمٌۭ مُّجْرِمُونَ -
44:37 Sure 44 · You Will Relapse Ayeti aç →
Onlar şüphesiz koparılmışlardı.
إِنَّهُمْ كَانُوا۟ مُجْرِمِينَ -
45:31 Sure 45 · Emotion Taken as a Deity Ayeti aç →
Yadsıyanlara gelince: “Benim işaretlerim size seslendirilmiyor muydu? Ama kibirle şiştiniz ve koparılmışlardan bir halktınız.”
وَأَمَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَفَلَمْ تَكُنْ ءَايَٰتِى تُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ فَٱسْتَكْبَرْتُمْ وَكُنتُمْ قَوْمًۭا مُّجْرِمِينَ -
46:25 Sure 46 · No Novelty Among the Messengers Ayeti aç →
Biz koparılmışların halkının karşılığını böyle veririz.
كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْقَوْمَ ٱلْمُجْرِمِينَ -
51:34 Sure 51 · So Flee to God Ayeti aç →
Dediler ki: “Biz koparılmışlar halkına, onların üzerine, Vasinin katında aşırıya kaçanlar için işaretlenmiş kil taşları göndermek için gönderildik.”
قَالُوٓا۟ إِنَّآ أُرْسِلْنَآ إِلَىٰ قَوْمٍۢ مُّجْرِمِينَ لِنُرْسِلَ عَلَيْهِمْ حِجَارَةًۭ مِّن طِينٍۢ مُّسَوَّمَةً عِندَ رَبِّكَ لِلْمُسْرِفِينَ -
54:48 Sure 54 · Is There Anyone to Remember? Ayeti aç →
Koparılmışlar şüphesiz şaşkınlık ve delilik içindedirler, Ateş'te yüzleri üzerine sürüklenecekleri gün: “Sakar'ın dokunuşunu tadın.”
إِنَّ ٱلْمُجْرِمِينَ فِى ضَلَٰلٍۢ وَسُعُرٍۢ يَوْمَ يُسْحَبُونَ فِى ٱلنَّارِ عَلَىٰ وُجُوهِهِمْ ذُوقُوا۟ مَسَّ سَقَرَ -
55:41 Sure 55 · Which Then of the Blessings? Ayeti aç →
Koparılmışlar izlerinden tanınacaklar ve perçemlerinden ve ayaklarından yakalanacaklar.
يُعْرَفُ ٱلْمُجْرِمُونَ بِسِيمَٰهُمْ فَيُؤْخَذُ بِٱلنَّوَٰصِى وَٱلْأَقْدَامِ -
55:44 Sure 55 · Which Then of the Blessings? Ayeti aç →
İşte koparılmışların yalanladığı Cehennem; onunla kaynama noktasına ulaşmış kaynar su arasında dolaşacaklar.
هَٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِى يُكَذِّبُ بِهَا ٱلْمُجْرِمُونَ يَطُوفُونَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ حَمِيمٍ ءَانٍۢ -
68:35 Sure 68 · The Pen Ayeti aç →
Biz Tanrı'ya karşı dürüstleri, koparılmışlar gibi mi kılarız?
أَفَنَجْعَلُ ٱلْمُسْلِمِينَ كَٱلْمُجْرِمِينَ -
70:15 Sure 70 · The Ascending Ways Ayeti aç →
Koparılmış olan, o günün cezasından oğullarını, arkadaşını, kardeşini, kendisini barındıran soyunu ve yeryüzündeki hepsini karşılık vererek kurtulmayı dilerdi, sonra bu onu kurtarabilseydi. Asla!
يَوَدُّ ٱلْمُجْرِمُ لَوْ يَفْتَدِى مِنْ عَذَابِ يَوْمِئِذٍۭ بِبَنِيهِ وَصَٰحِبَتِهِۦ وَأَخِيهِ وَفَصِيلَتِهِ ٱلَّتِى تُـْٔوِيهِ وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًۭا ثُمَّ يُنجِيهِ كَلَّآ -
74:42 Sure 74 · The Cloaked One Ayeti aç →
bahçelerde, koparılmışlar hakkında birbirlerine sorarak: “Sizi Sakar'a ne götürdü?”
فِى جَنَّٰتٍۢ يَتَسَآءَلُونَ عَنِ ٱلْمُجْرِمِينَ مَا سَلَكَكُمْ فِى سَقَرَ -
77:18 Sure 77 · Those Sent Forth Ayeti aç →
Biz koparılmışlara işte böyle davranırız.
كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ -
77:46 Sure 77 · Those Sent Forth Ayeti aç →
“Yiyin ve biraz zevk alın; siz şüphesiz koparılmışlarsınız.”
كُلُوا۟ وَتَمَتَّعُوا۟ قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجْرِمُونَ -
83:33 Sure 83 · Woe to the Defrauders Ayeti aç →
Koparılmışlar, inananlara gülüyorlardı; yanlarından geçtiklerinde birbirlerine göz kırpıyorlardı; kendi yakınlarına döndüklerinde keyifle dönüyorlardı; onları gördüklerinde: “Bunlar elbette sapmışlardır” diyorlardı; oysa onların üzerine gözetici olarak gönderilmemişlerdi.
إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ كَانُوا۟ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يَضْحَكُونَ وَإِذَا مَرُّوا۟ بِهِمْ يَتَغَامَزُونَ وَإِذَا ٱنقَلَبُوٓا۟ إِلَىٰٓ أَهْلِهِمُ ٱنقَلَبُوا۟ فَكِهِينَ وَإِذَا رَأَوْهُمْ قَالُوٓا۟ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَضَآلُّونَ وَمَآ أُرْسِلُوا۟ عَلَيْهِمْ حَٰفِظِينَ