Metinde arama
135 sonuç
-
2:71 Sure 2 · Guidance for Those Who Guard Themselves Ayeti aç →
sağlam, hiçbir lekesi olmayan.”
مُسَلَّمَةٌۭ لَّا شِيَةَ فِيهَا -
2:112 Sure 2 · Guidance for Those Who Guard Themselves Ayeti aç →
Bilakis: iyilik yaparken doğrultusunu Tanrı'ya karşı dürüst kılan kimsenin ödülü Vasisinin katındadır; onlara hiçbir korku yoktur ve üzülmeyecekler de.
بَلَىٰ مَنْ أَسْلَمَ وَجْهَهُۥ لِلَّهِ وَهُوَ مُحْسِنٌۭ فَلَهُۥٓ أَجْرُهُۥ عِندَ رَبِّهِۦ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ -
2:128 Sure 2 · Guidance for Those Who Guard Themselves Ayeti aç →
Vasimiz, bizi Sana karşı dürüst iki kişi yap, ve dölümüzden Sana karşı dürüst bir topluluk.
رَبَّنَا وَٱجْعَلْنَا مُسْلِمَيْنِ لَكَ وَمِن ذُرِّيَّتِنَآ أُمَّةًۭ مُّسْلِمَةًۭ لَّكَ -
2:131 Sure 2 · Guidance for Those Who Guard Themselves Ayeti aç →
Vasisi ona “Bana karşı dürüst ol” dediğinde;
إِذْ قَالَ لَهُۥ رَبُّهُۥٓ أَسْلِمْ -
2:131 Sure 2 · Guidance for Those Who Guard Themselves Ayeti aç →
dedi: “Bütün varlıkların Vasisine karşı dürüstüm.”
قَالَ أَسْلَمْتُ لِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ -
2:132 Sure 2 · Guidance for Those Who Guard Themselves Ayeti aç →
ve Yakup da: “Ey oğullarım! Tanrı sizin için bu Yasa'yı seçti; öyleyse ancak O'na karşı dürüst olarak ölün.”
وَيَعْقُوبُ يَٰبَنِىَّ إِنَّ ٱللَّهَ ٱصْطَفَىٰ لَكُمُ ٱلدِّينَ فَلَا تَمُوتُنَّ إِلَّا وَأَنتُم مُّسْلِمُونَ -
2:133 Sure 2 · Guidance for Those Who Guard Themselves Ayeti aç →
Dediler: “Senin tanrının, atalarının tanrısının, İbrahim'in, İsmail'in ve İshak'ın, tek bir tanrının buyruğuna uyacağız, ve biz O'na karşı dürüstüz.”
قَالُوا۟ نَعْبُدُ إِلَٰهَكَ وَإِلَٰهَ ءَابَآئِكَ إِبْرَٰهِـۧمَ وَإِسْمَٰعِيلَ وَإِسْحَٰقَ إِلَٰهًۭا وَٰحِدًۭا وَنَحْنُ لَهُۥ مُسْلِمُونَ -
2:136 Sure 2 · Guidance for Those Who Guard Themselves Ayeti aç →
Deyin ki: “Tanrı'ya, bize indirilene, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a ve boylara indirilene, ve Musa'ya ve İsa'ya verilene, ve Vasilerinden aktarıcılara verilene inanıyoruz; onların arasında hiçbir ayrım yapmayız, ve biz O'na karşı dürüstüz.”
قُولُوٓا۟ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيْنَا وَمَآ أُنزِلَ إِلَىٰٓ إِبْرَٰهِـۧمَ وَإِسْمَٰعِيلَ وَإِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَٱلْأَسْبَاطِ وَمَآ أُوتِىَ مُوسَىٰ وَعِيسَىٰ وَمَآ أُوتِىَ ٱلنَّبِيُّونَ مِن رَّبِّهِمْ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍۢ مِّنْهُمْ وَنَحْنُ لَهُۥ مُسْلِمُونَ -
2:208 Sure 2 · Guidance for Those Who Guard Themselves Ayeti aç →
Ey inananlar! Barışa girin, topyekûn,
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱدْخُلُوا۟ فِى ٱلسِّلْمِ كَآفَّةًۭ -
2:233 Sure 2 · Guidance for Those Who Guard Themselves Ayeti aç →
Ve eğer çocuklarınızın bütün bakımını başkasına üstlendirmek isterseniz, vermeniz gerekeni töreyle tanınana göre teslim ettiğinizde size karşı hiçbir kusur yoktur.
وَإِنْ أَرَدتُّمْ أَن تَسْتَرْضِعُوٓا۟ أَوْلَٰدَكُمْ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ إِذَا سَلَّمْتُم مَّآ ءَاتَيْتُم بِٱلْمَعْرُوفِ -
3:19 Sure 3 · The Rope of God Ayeti aç →
Yasa, Tanrı katında şüphesiz O'na karşı dürüstlüktür.
إِنَّ ٱلدِّينَ عِندَ ٱللَّهِ ٱلْإِسْلَٰمُ -
3:20 Sure 3 · The Rope of God Ayeti aç →
Eğer seninle çekişirlerse, o zaman de ki: “Ben doğrultumu Tanrı'ya karşı dürüst kılarım, beni izleyenler de.”
فَإِنْ حَآجُّوكَ فَقُلْ أَسْلَمْتُ وَجْهِىَ لِلَّهِ وَمَنِ ٱتَّبَعَنِ -
3:20 Sure 3 · The Rope of God Ayeti aç →
Ve Yazı verilmiş olanlara ve önceden Yazı'sı olmayanlara de ki: “Tanrı'ya karşı dürüst oldunuz mu?”
وَقُل لِّلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْأُمِّيِّـۧنَ ءَأَسْلَمْتُمْ -
3:20 Sure 3 · The Rope of God Ayeti aç →
Eğer olurlarsa, o zaman yol bulurlar;
فَإِنْ أَسْلَمُوا۟ فَقَدِ ٱهْتَدَوا۟ -
3:52 Sure 3 · The Rope of God Ayeti aç →
Tanrı'ya inanıyoruz; ve tanık ol, biz O'na karşı dürüstüz.
ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَٱشْهَدْ بِأَنَّا مُسْلِمُونَ -
3:64 Sure 3 · The Rope of God Ayeti aç →
Sırt çevirirlerse, o zaman deyin ki: “Tanrı'ya karşı dürüst olduğumuza tanık olun.”
فَإِن تَوَلَّوْا۟ فَقُولُوا۟ ٱشْهَدُوا۟ بِأَنَّا مُسْلِمُونَ -
3:67 Sure 3 · The Rope of God Ayeti aç →
İbrahim ne bir Yeniden Yönelen ne de bir Yardıma Koşan idi, ama bütünüyle Tanrı'ya yönelmiş, O'na karşı dürüst biriydi,
مَا كَانَ إِبْرَٰهِيمُ يَهُودِيًّۭا وَلَا نَصْرَانِيًّۭا وَلَٰكِن كَانَ حَنِيفًۭا مُّسْلِمًۭا -
3:80 Sure 3 · The Rope of God Ayeti aç →
Siz Tanrı'ya karşı dürüst olduktan sonra, size yadsımayı mı emreder?
أَيَأْمُرُكُم بِٱلْكُفْرِ بَعْدَ إِذْ أَنتُم مُّسْلِمُونَ -
3:83 Sure 3 · The Rope of God Ayeti aç →
Peki Tanrı'nınkinden başka bir Yasa mı arayacaklar, oysa göklerde ve yerde kim varsa, gönüllü ya da zorla, O'na karşı dürüst olur,
أَفَغَيْرَ دِينِ ٱللَّهِ يَبْغُونَ وَلَهُۥٓ أَسْلَمَ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ طَوْعًۭا وَكَرْهًۭا -
3:84 Sure 3 · The Rope of God Ayeti aç →
De ki: “Tanrı'ya, bize indirilene, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a ve soy kollarına indirilene, ve Musa'ya, İsa'ya ve Aktarıcılara Vasilerinden verilene inanıyoruz; onlar arasında hiçbir ayrım yapmıyoruz ve biz O'na karşı dürüstüz.”
قُلْ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَمَآ أُنزِلَ عَلَيْنَا وَمَآ أُنزِلَ عَلَىٰٓ إِبْرَٰهِيمَ وَإِسْمَٰعِيلَ وَإِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَٱلْأَسْبَاطِ وَمَآ أُوتِىَ مُوسَىٰ وَعِيسَىٰ وَٱلنَّبِيُّونَ مِن رَّبِّهِمْ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍۢ مِّنْهُمْ وَنَحْنُ لَهُۥ مُسْلِمُونَ -
3:85 Sure 3 · The Rope of God Ayeti aç →
Ve kim Tanrı'ya karşı dürüstlükten başka bir Yasa ararsa, o, ondan asla kabul edilmeyecektir,
وَمَن يَبْتَغِ غَيْرَ ٱلْإِسْلَٰمِ دِينًۭا فَلَن يُقْبَلَ مِنْهُ -
3:102 Sure 3 · The Rope of God Ayeti aç →
ve ancak O'na karşı dürüst olarak ölün.
وَلَا تَمُوتُنَّ إِلَّا وَأَنتُم مُّسْلِمُونَ -
4:65 Sure 4 · Reduced to Weakness Ayeti aç →
Ama hayır, Vasin adına! Kendi aralarındaki uyuşmazlıklarda seni hakem kılmadıkça, sonra karara bağlayacağın şeyden kendi içlerinde hiçbir sıkıntı duymadıkça ve ona tam bir bütünlükle katılmadıkça inanmazlar.
فَلَا وَرَبِّكَ لَا يُؤْمِنُونَ حَتَّىٰ يُحَكِّمُوكَ فِيمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ لَا يَجِدُوا۟ فِىٓ أَنفُسِهِمْ حَرَجًۭا مِّمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُوا۟ تَسْلِيمًۭا -
4:90 Sure 4 · Reduced to Weakness Ayeti aç →
Sizden uzak durur, sizinle savaşmaz ve size barış sunarlarsa, Tanrı size onlara karşı hiçbir yol tanımaz.
فَإِنِ ٱعْتَزَلُوكُمْ فَلَمْ يُقَٰتِلُوكُمْ وَأَلْقَوْا۟ إِلَيْكُمُ ٱلسَّلَمَ فَمَا جَعَلَ ٱللَّهُ لَكُمْ عَلَيْهِمْ سَبِيلًۭا -
4:91 Sure 4 · Reduced to Weakness Ayeti aç →
Sizden uzak durmazlar, size barış sunmazlar ve ellerini çekmezlerse, o zaman onları yakalayın ve nerede gafil avlarsanız öldürün.
فَإِن لَّمْ يَعْتَزِلُوكُمْ وَيُلْقُوٓا۟ إِلَيْكُمُ ٱلسَّلَمَ وَيَكُفُّوٓا۟ أَيْدِيَهُمْ فَخُذُوهُمْ وَٱقْتُلُوهُمْ حَيْثُ ثَقِفْتُمُوهُمْ -
4:92 Sure 4 · Reduced to Weakness Ayeti aç →
Ve kim bir inanç sahibini hata sonucu öldürürse, borçla bağlı inanç sahibi bir kişiye bağımsızlığını geri vermelidir, ayrıca ailesine verilen bir tazminat ödemelidir; aile sadaka olarak bundan vazgeçmedikçe.
وَمَن قَتَلَ مُؤْمِنًا خَطَـًۭٔا فَتَحْرِيرُ رَقَبَةٍۢ مُّؤْمِنَةٍۢ وَدِيَةٌۭ مُّسَلَّمَةٌ إِلَىٰٓ أَهْلِهِۦٓ إِلَّآ أَن يَصَّدَّقُوا۟ -
4:92 Sure 4 · Reduced to Weakness Ayeti aç →
Ve eğer sizinle aralarında ciddi bir taahhüt bulunan bir halktansa, o zaman ailesine verilen bir tazminat ve borçla bağlı inanç sahibi bir kişiye bağımsızlığını geri vermektir.
وَإِن كَانَ مِن قَوْمٍۭ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُم مِّيثَٰقٌۭ فَدِيَةٌۭ مُّسَلَّمَةٌ إِلَىٰٓ أَهْلِهِۦ وَتَحْرِيرُ رَقَبَةٍۢ مُّؤْمِنَةٍۢ -
4:94 Sure 4 · Reduced to Weakness Ayeti aç →
ve size barış sunan kimseye: “Sen inanç sahibi değilsin” demeyin, bu dünyadaki yaşamın geçici mallarını arayarak; oysa Tanrı'nın yanında bol ganimetler vardır.
وَلَا تَقُولُوا۟ لِمَنْ أَلْقَىٰٓ إِلَيْكُمُ ٱلسَّلَٰمَ لَسْتَ مُؤْمِنًۭا تَبْتَغُونَ عَرَضَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا فَعِندَ ٱللَّهِ مَغَانِمُ كَثِيرَةٌۭ -
4:125 Sure 4 · Reduced to Weakness Ayeti aç →
Ve doğrultusunu Tanrı'ya karşı dürüst kılmış, iyilik yaparken İbrahim'in öğretisini izlemiş, bütünüyle Tanrı'ya yönelmiş olandan daha güzel bir Yasa'ya kim sahiptir?
وَمَنْ أَحْسَنُ دِينًۭا مِّمَّنْ أَسْلَمَ وَجْهَهُۥ لِلَّهِ وَهُوَ مُحْسِنٌۭ وَٱتَّبَعَ مِلَّةَ إِبْرَٰهِيمَ حَنِيفًۭا -
5:3 Sure 5 · Faithful to Contracts Ayeti aç →
Bugün Ben sizin için Yasanızı kemale erdirdim, size olan lütfumu tamamladım ve sizin için Tanrı'ya karşı dürüstlüğü Yasa olarak hoşnutlukla kabul ettim.
ٱلْيَوْمَ أَكْمَلْتُ لَكُمْ دِينَكُمْ وَأَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَتِى وَرَضِيتُ لَكُمُ ٱلْإِسْلَٰمَ دِينًۭا -
5:16 Sure 5 · Faithful to Contracts Ayeti aç →
Tanrı'dan size bir ışık geldi, bir de açık bir Yazı; Tanrı, O'nun hoşnutluğunu izleyen herkese onunla esenlik yollarını gösterir,
قَدْ جَآءَكُم مِّنَ ٱللَّهِ نُورٌۭ وَكِتَٰبٌۭ مُّبِينٌۭ يَهْدِى بِهِ ٱللَّهُ مَنِ ٱتَّبَعَ رِضْوَٰنَهُۥ سُبُلَ ٱلسَّلَٰمِ -
5:44 Sure 5 · Faithful to Contracts Ayeti aç →
Biz Tevrat'ı indirdik; içinde yol gösterme ve ışık vardır; Tanrı'ya karşı dürüst olan Aktarıcılar, tıpkı manevi ustaların ve hahamların yaptığı gibi, Tanrı'nın Yazı'sından korumakla yükümlü oldukları şeye göre, Yeniden Yönelenler için onunla hükmederlerdi ve ona tanıktılar.
إِنَّآ أَنزَلْنَا ٱلتَّوْرَىٰةَ فِيهَا هُدًۭى وَنُورٌۭ يَحْكُمُ بِهَا ٱلنَّبِيُّونَ ٱلَّذِينَ أَسْلَمُوا۟ لِلَّذِينَ هَادُوا۟ وَٱلرَّبَّٰنِيُّونَ وَٱلْأَحْبَارُ بِمَا ٱسْتُحْفِظُوا۟ مِن كِتَٰبِ ٱللَّهِ وَكَانُوا۟ عَلَيْهِ شُهَدَآءَ -
5:111 Sure 5 · Faithful to Contracts Ayeti aç →
dediler: “İnandık ve tanık ol ki biz Tanrı'ya karşı dürüstüz.”
قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا وَٱشْهَدْ بِأَنَّنَا مُسْلِمُونَ -
6:14 Sure 6 · The Guardian of Every Thing Ayeti aç →
De ki: “Bana, Tanrı'ya karşı dürüst olanların ilki olmam emredildi”,
قُلْ إِنِّىٓ أُمِرْتُ أَنْ أَكُونَ أَوَّلَ مَنْ أَسْلَمَ -
6:35 Sure 6 · The Guardian of Every Thing Ayeti aç →
Ve onların sıyrılması sana ağır geliyorsa, o zaman gücün yeterse, onlara bir işaret getirmek için yerde bir tünel ya da gökte bir merdiven ara.
وَإِن كَانَ كَبُرَ عَلَيْكَ إِعْرَاضُهُمْ فَإِنِ ٱسْتَطَعْتَ أَن تَبْتَغِىَ نَفَقًۭا فِى ٱلْأَرْضِ أَوْ سُلَّمًۭا فِى ٱلسَّمَآءِ فَتَأْتِيَهُم بِـَٔايَةٍۢ -
6:54 Sure 6 · The Guardian of Every Thing Ayeti aç →
Ve Bizim işaretlerimize inananlar sana geldiğinde, de ki: “Esenlik üzerinize.
وَإِذَا جَآءَكَ ٱلَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِـَٔايَٰتِنَا فَقُلْ سَلَٰمٌ عَلَيْكُمْ -
6:72 Sure 6 · The Guardian of Every Thing Ayeti aç →
De ki: “Tanrı'nın yol göstermesi, yol gösterme işte odur; ve bize bütün varlıkların Vasisine karşı dürüst olmamız, Temas'ı sürdürmemiz ve O'na karşı sakınmamız emredildi.”
قُلْ إِنَّ هُدَى ٱللَّهِ هُوَ ٱلْهُدَىٰ وَأُمِرْنَا لِنُسْلِمَ لِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ وَأَنْ أَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَٱتَّقُوهُ -
6:125 Sure 6 · The Guardian of Every Thing Ayeti aç →
Tanrı kime yol göstermek isterse, onun göğsünü Tanrı'ya karşı dürüstlüğe açar;
فَمَن يُرِدِ ٱللَّهُ أَن يَهْدِيَهُۥ يَشْرَحْ صَدْرَهُۥ لِلْإِسْلَٰمِ -
6:127 Sure 6 · The Guardian of Every Thing Ayeti aç →
Onlar için, Vasilerinin yanında Esenlik Yurdu vardır,
لَهُمْ دَارُ ٱلسَّلَٰمِ عِندَ رَبِّهِمْ -
6:163 Sure 6 · The Guardian of Every Thing Ayeti aç →
ve ben Tanrı'ya karşı dürüst olanların ilkiyim.”
وَأَنَا۠ أَوَّلُ ٱلْمُسْلِمِينَ -
7:46 Sure 7 · Am I Not Your Guardian? Ayeti aç →
ve Bahçe'nin arkadaşlarına seslenecekler: “Esenlik üzerinize” —
وَنَادَوْا۟ أَصْحَٰبَ ٱلْجَنَّةِ أَن سَلَٰمٌ عَلَيْكُمْ -
7:126 Sure 7 · Am I Not Your Guardian? Ayeti aç →
Vasimiz, bizi sabırla doldur ve bizi Tanrı'ya karşı dürüst olanlar olarak sadakatle koru.”
رَبَّنَآ أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًۭا وَتَوَفَّنَا مُسْلِمِينَ -
8:43 Sure 8 · What Gives You Life Ayeti aç →
ama Tanrı her şeyi sağ salim bıraktı,
وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ سَلَّمَ -
8:61 Sure 8 · What Gives You Life Ayeti aç →
Ve eğer barışa yönelirlerse, sen de ona yönel, ve Tanrı'ya vekâlet ver,
وَإِن جَنَحُوا۟ لِلسَّلْمِ فَٱجْنَحْ لَهَا وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ -
9:74 Sure 9 · God Suffices Me Ayeti aç →
oysa onlar yadsımanın sözünü şüphesiz dediler ve Tanrı'ya karşı dürüst olduktan sonra yadsıdılar ve kendilerine düşmeyene niyetlendiler.
وَلَقَدْ قَالُوا۟ كَلِمَةَ ٱلْكُفْرِ وَكَفَرُوا۟ بَعْدَ إِسْلَٰمِهِمْ وَهَمُّوا۟ بِمَا لَمْ يَنَالُوا۟ -
10:10 Sure 10 · The Abode of Peace Ayeti aç →
Ve orada selamlamaları şu olacak: “Esenlik.”
وَتَحِيَّتُهُمْ فِيهَا سَلَٰمٌۭ -
10:25 Sure 10 · The Abode of Peace Ayeti aç →
Tanrı Esenlik Yurdu'na çağırır ve dilediğine dosdoğru bir güzergâh gösterir.
وَٱللَّهُ يَدْعُوٓا۟ إِلَىٰ دَارِ ٱلسَّلَٰمِ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٍۢ مُّسْتَقِيمٍۢ -
10:72 Sure 10 · The Abode of Peace Ayeti aç →
ve bana Tanrı'ya karşı dürüst olanlardan olmam emredildi.”
وَأُمِرْتُ أَنْ أَكُونَ مِنَ ٱلْمُسْلِمِينَ -
10:84 Sure 10 · The Abode of Peace Ayeti aç →
Ve Musa dedi ki: “Ey halkım, Tanrı'ya inanıyorsanız, O'na vekâlet verin, Tanrı'ya karşı dürüstseniz.”
وَقَالَ مُوسَىٰ يَٰقَوْمِ إِن كُنتُمْ ءَامَنتُم بِٱللَّهِ فَعَلَيْهِ تَوَكَّلُوٓا۟ إِن كُنتُم مُّسْلِمِينَ -
10:90 Sure 10 · The Abode of Peace Ayeti aç →
boğulma ona yetişince şöyle diyene dek: “İsrailoğullarının kendisine inandığı O'ndan başka tanrı olmadığına inanıyorum ve ben Tanrı'ya karşı dürüst olanlardanım.”
حَتَّىٰٓ إِذَآ أَدْرَكَهُ ٱلْغَرَقُ قَالَ ءَامَنتُ أَنَّهُۥ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا ٱلَّذِىٓ ءَامَنَتْ بِهِۦ بَنُوٓا۟ إِسْرَٰٓءِيلَ وَأَنَا۠ مِنَ ٱلْمُسْلِمِينَ -
11:14 Sure 11 · Stand Straight Ayeti aç →
Öyleyse Tanrı'ya karşı dürüst olacak mısınız?
فَهَلْ أَنتُم مُّسْلِمُونَ -
11:48 Sure 11 · Stand Straight Ayeti aç →
Denildi: “Ey Nuh, Bizden bir esenlikle ve üzerine ve seninle birlikte olanlardan çıkan topluluklara bereketlerle in;
قِيلَ يَٰنُوحُ ٱهْبِطْ بِسَلَٰمٍۢ مِّنَّا وَبَرَكَٰتٍ عَلَيْكَ وَعَلَىٰٓ أُمَمٍۢ مِّمَّن مَّعَكَ -
11:69 Sure 11 · Stand Straight Ayeti aç →
Ve elçilerimiz İbrahim'e müjdeyle şüphesiz geldiler: dediler ki: “Esenlik!”
وَلَقَدْ جَآءَتْ رُسُلُنَآ إِبْرَٰهِيمَ بِٱلْبُشْرَىٰ قَالُوا۟ سَلَٰمًۭا -
11:69 Sure 11 · Stand Straight Ayeti aç →
Dedi ki: “Esenlik!”
قَالَ سَلَٰمٌۭ -
12:101 Sure 12 · The Finest of Accounts Ayeti aç →
Göklerin ve yeryüzünün Kökeni, Sen bu dünyadaki yaşamda ve son yaşamda benim Sorumlumsun: beni sadakatle gözet, Sana karşı dürüst olarak, ve beni sağlam olanlara kat.”
فَاطِرَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ أَنتَ وَلِىِّۦ فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْءَاخِرَةِ تَوَفَّنِى مُسْلِمًۭا وَأَلْحِقْنِى بِٱلصَّٰلِحِينَ -
13:24 Sure 13 · What Is in Themselves Ayeti aç →
“Sabrettiğiniz için esenlik üzerinize!”
سَلَٰمٌ عَلَيْكُم بِمَا صَبَرْتُمْ -
14:23 Sure 14 · A Good Word Ayeti aç →
Orada selamlaşmaları: “Esenlik!” olacak.
تَحِيَّتُهُمْ فِيهَا سَلَٰمٌ -
15:2 Sure 15 · Until Certainty Comes Ayeti aç →
Çoğu zaman, yadsıyanlar Tanrı'ya karşı dürüst olmuş olmayı isterler.
رُّبَمَا يَوَدُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْ كَانُوا۟ مُسْلِمِينَ -
15:46 Sure 15 · Until Certainty Comes Ayeti aç →
Sakınanlar şüphesiz bahçelerde ve kaynaklar içinde olacak: “Oraya esenlikle, güven içinde girin.”
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍۢ وَعُيُونٍ ٱدْخُلُوهَا بِسَلَٰمٍ ءَامِنِينَ -
15:52 Sure 15 · Until Certainty Comes Ayeti aç →
Ve onlara İbrahim'in konukları hakkında aktar, yanına girip “Esenlik!” dedikleri zaman.
وَنَبِّئْهُمْ عَن ضَيْفِ إِبْرَٰهِيمَ إِذْ دَخَلُوا۟ عَلَيْهِ فَقَالُوا۟ سَلَٰمًۭا -
16:28 Sure 16 · A Drink in Which There Is Healing Ayeti aç →
Bunun üzerine teslimiyet sunarlar: “Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk!” — Bilakis, yaptınız!
فَأَلْقَوُا۟ ٱلسَّلَمَ مَا كُنَّا نَعْمَلُ مِن سُوٓءٍۭ بَلَىٰٓ -
16:32 Sure 16 · A Drink in Which There Is Healing Ayeti aç →
diyerek: “Esenlik üzerinize! Yaptıklarınıza karşılık Bahçe'ye girin.”
يَقُولُونَ سَلَٰمٌ عَلَيْكُمُ ٱدْخُلُوا۟ ٱلْجَنَّةَ بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ -
16:81 Sure 16 · A Drink in Which There Is Healing Ayeti aç →
böylece üzerinizdeki lütfunu tamamlar, belki O'na karşı dürüst olursunuz.
كَذَٰلِكَ يُتِمُّ نِعْمَتَهُۥ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تُسْلِمُونَ -
16:87 Sure 16 · A Drink in Which There Is Healing Ayeti aç →
Ve o gün Tanrı'ya teslimiyetlerini sunacaklar,
وَأَلْقَوْا۟ إِلَى ٱللَّهِ يَوْمَئِذٍ ٱلسَّلَمَ -
16:89 Sure 16 · A Drink in Which There Is Healing Ayeti aç →
Ve sana Yazı'yı indirdik; her şeyi açıklıyor, Tanrı'ya karşı dürüst olanlar için kılavuz, esirgeme ve müjde olarak.
وَنَزَّلْنَا عَلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ تِبْيَٰنًۭا لِّكُلِّ شَىْءٍۢ وَهُدًۭى وَرَحْمَةًۭ وَبُشْرَىٰ لِلْمُسْلِمِينَ -
16:102 Sure 16 · A Drink in Which There Is Healing Ayeti aç →
De ki: “Onu Vasinden, hak ile, inananları pekiştirmek için ve Tanrı'ya karşı dürüst olanlara kılavuz ve müjde olarak indiren, Kutsal Esin'dir.”
قُلْ نَزَّلَهُۥ رُوحُ ٱلْقُدُسِ مِن رَّبِّكَ بِٱلْحَقِّ لِيُثَبِّتَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَهُدًۭى وَبُشْرَىٰ لِلْمُسْلِمِينَ -
19:15 Sure 19 · A Remembrance of Benevolence Ayeti aç →
Ve esenlik onun üzerine, doğduğu gün, öleceği gün ve diri olarak uyandırılacağı gün.
وَسَلَٰمٌ عَلَيْهِ يَوْمَ وُلِدَ وَيَوْمَ يَمُوتُ وَيَوْمَ يُبْعَثُ حَيًّۭا -
19:33 Sure 19 · A Remembrance of Benevolence Ayeti aç →
Ve esenlik üzerime, doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak uyandırılacağım gün.”
وَٱلسَّلَٰمُ عَلَىَّ يَوْمَ وُلِدتُّ وَيَوْمَ أَمُوتُ وَيَوْمَ أُبْعَثُ حَيًّۭا -
19:48 Sure 19 · A Remembrance of Benevolence Ayeti aç →
İbrahim dedi: “Esenlik üzerine. Senin için Vasimden bağışlanma dileyeceğim: O bana karşı hep özenliydi. Ben sizden ve Tanrı'nın dışında yakardığınız şeylerden ayrılıyorum ve Vasime yakarıyorum; Vasime yakarmakla sefil olmamam mümkündür.”
قَالَ سَلَٰمٌ عَلَيْكَ سَأَسْتَغْفِرُ لَكَ رَبِّىٓ إِنَّهُۥ كَانَ بِى حَفِيًّۭا وَأَعْتَزِلُكُمْ وَمَا تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَأَدْعُوا۟ رَبِّى عَسَىٰٓ أَلَّآ أَكُونَ بِدُعَآءِ رَبِّى شَقِيًّۭا -
19:62 Sure 19 · A Remembrance of Benevolence Ayeti aç →
yalnızca “Esenlik!” işitecekler.
إِلَّا سَلَٰمًۭا -
20:47 Sure 20 · That You May Not Toil Ayeti aç →
Ve rehberliği izleyenin üzerine esenlik.
وَٱلسَّلَٰمُ عَلَىٰ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلْهُدَىٰٓ -
21:69 Sure 21 · We Answered Him Ayeti aç →
Dedik ki: “Ey ateş, İbrahim için serinlik ve esenlik ol!”
قُلْنَا يَٰنَارُ كُونِى بَرْدًۭا وَسَلَٰمًا عَلَىٰٓ إِبْرَٰهِيمَ -
21:108 Sure 21 · We Answered Him Ayeti aç →
Şimdi O'na karşı dürüst olacak mısınız?”
فَهَلْ أَنتُم مُّسْلِمُونَ -
22:34 Sure 22 · Neither Their Flesh nor Their Blood Ayeti aç →
Öyleyse O'na karşı dürüst olun.
فَلَهُۥٓ أَسْلِمُوا۟ -
22:78 Sure 22 · Neither Their Flesh nor Their Blood Ayeti aç →
Sizi daha önce ve bunda dürüstler diye adlandıran O'dur; elçi aleyhinize tanık olsun ve siz de insanlar aleyhine tanıklar olasınız diye.
هُوَ سَمَّىٰكُمُ ٱلْمُسْلِمِينَ مِن قَبْلُ وَفِى هَٰذَا لِيَكُونَ ٱلرَّسُولُ شَهِيدًا عَلَيْكُمْ وَتَكُونُوا۟ شُهَدَآءَ عَلَى ٱلنَّاسِ -
24:27 Sure 24 · The Light Ayeti aç →
Ey inananlar! Kendinizi tanıtmadan ve ehlini selamlamadan, kendi evlerinizden başka evlere girmeyin —
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَدْخُلُوا۟ بُيُوتًا غَيْرَ بُيُوتِكُمْ حَتَّىٰ تَسْتَأْنِسُوا۟ وَتُسَلِّمُوا۟ عَلَىٰٓ أَهْلِهَا -
24:61 Sure 24 · The Light Ayeti aç →
Ve evlere girdiğinizde, Tanrı'dan gelen, bereketli ve güzel bir esenlik dileğiyle birbirinize esenlik dileyin.
فَإِذَا دَخَلْتُم بُيُوتًۭا فَسَلِّمُوا۟ عَلَىٰٓ أَنفُسِكُمْ تَحِيَّةًۭ مِّنْ عِندِ ٱللَّهِ مُبَٰرَكَةًۭ طَيِّبَةًۭ -
25:63 Sure 25 · The Discernment Ayeti aç →
Ve Tümüyle Esirgeyen'in buyruğuna uyanlar, yerde ağırbaşlılıkla yürüyenlerdir, ve cahiller kendilerine hitap ettiğinde, derler ki: “Esenlik.”
وَعِبَادُ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلَّذِينَ يَمْشُونَ عَلَى ٱلْأَرْضِ هَوْنًۭا وَإِذَا خَاطَبَهُمُ ٱلْجَٰهِلُونَ قَالُوا۟ سَلَٰمًۭا -
25:76 Sure 25 · The Discernment Ayeti aç →
işte onlara sabırları karşılığında yüksek oda ile karşılık verilecek ve orada bir esenlik dileği ve bir esenlikle karşılanacaklar, orada sonsuza dek kalarak.
أُو۟لَٰٓئِكَ يُجْزَوْنَ ٱلْغُرْفَةَ بِمَا صَبَرُوا۟ وَيُلَقَّوْنَ فِيهَا تَحِيَّةًۭ وَسَلَٰمًا خَٰلِدِينَ فِيهَا -
26:89 Sure 26 · The Rhetoricians Ayeti aç →
ve onların uyandırılacağı gün beni utandırma, ne malın ne oğulların yarar vermeyeceği gün, yalnızca Tanrı'ya bozulmamış bir çekirdekle gelen hariç.”
وَلَا تُخْزِنِى يَوْمَ يُبْعَثُونَ يَوْمَ لَا يَنفَعُ مَالٌۭ وَلَا بَنُونَ إِلَّا مَنْ أَتَى ٱللَّهَ بِقَلْبٍۢ سَلِيمٍۢ -
27:31 Sure 27 · The Ants Ayeti aç →
Dedi ki: “Ey saray çevresi, bana soylu bir mektup atıldı. O, Süleyman'dandır ve şudur: ‘Tanrı'nın adıyla, Tümüyle Esirgeyen, Esirgeyen; bana karşı yükselmeyin ve Tanrı'ya karşı dürüst kişiler olarak bana gelin.’”
قَالَتْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلْمَلَؤُا۟ إِنِّىٓ أُلْقِىَ إِلَىَّ كِتَٰبٌۭ كَرِيمٌ إِنَّهُۥ مِن سُلَيْمَٰنَ وَإِنَّهُۥ بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ أَلَّا تَعْلُوا۟ عَلَىَّ وَأْتُونِى مُسْلِمِينَ -
27:38 Sure 27 · The Ants Ayeti aç →
Dedi ki: “Ey saray çevresi, onlar dürüst kişiler olarak bana gelmeden önce, hanginiz bana onun binasını getirir?”
قَالَ يَٰٓأَيُّهَا ٱلْمَلَؤُا۟ أَيُّكُمْ يَأْتِينِى بِعَرْشِهَا قَبْلَ أَن يَأْتُونِى مُسْلِمِينَ -
27:42 Sure 27 · The Ants Ayeti aç →
Ve bilgi bize ondan önce verilmişti ve biz Tanrı'ya karşı dürüsttük.”
وَأُوتِينَا ٱلْعِلْمَ مِن قَبْلِهَا وَكُنَّا مُسْلِمِينَ -
27:44 Sure 27 · The Ants Ayeti aç →
Dedi ki: “Vasim, ben şüphesiz kendime karşı zalimdim ve Süleyman'la birlikte, bütün varlıkların Vasisi Tanrı'ya karşı dürüstüm.”
قَالَتْ رَبِّ إِنِّى ظَلَمْتُ نَفْسِى وَأَسْلَمْتُ مَعَ سُلَيْمَٰنَ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ -
27:59 Sure 27 · The Ants Ayeti aç →
De ki: “Övgü Tanrı'ya ve esenlik, O'nun seçtiği, O'nun buyruğuna uyanların üzerine.
قُلِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ وَسَلَٰمٌ عَلَىٰ عِبَادِهِ ٱلَّذِينَ ٱصْطَفَىٰٓ -
27:81 Sure 27 · The Ants Ayeti aç →
sen ancak Bizim işaretlerimize inanana işittirirsin ve işte onlar Tanrı'ya karşı dürüsttür.
إِن تُسْمِعُ إِلَّا مَن يُؤْمِنُ بِـَٔايَٰتِنَا فَهُم مُّسْلِمُونَ -
27:92 Sure 27 · The Ants Ayeti aç →
ve Tanrı'ya karşı dürüstlerden olmam ve Okuma'yı seslendirmem emredildi.”
وَأُمِرْتُ أَنْ أَكُونَ مِنَ ٱلْمُسْلِمِينَ وَأَنْ أَتْلُوَا۟ ٱلْقُرْءَانَ -
28:53 Sure 28 · The Story Ayeti aç →
ve onlara seslendirildiğinde derler ki: “Ona inanıyoruz; bu, Vasimizden gelen şüphesiz haktır; biz ondan önce de Tanrı'ya karşı dürüsttük.”
وَإِذَا يُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِهِۦٓ إِنَّهُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّنَآ إِنَّا كُنَّا مِن قَبْلِهِۦ مُسْلِمِينَ -
28:55 Sure 28 · The Story Ayeti aç →
Ve boşu işittiklerinde ondan sıyrılırlar ve derler ki: “Bize kendi işlerimiz, size sizinkiler; esenlik üzerinize, biz cahilleri aramayız.”
وَإِذَا سَمِعُوا۟ ٱللَّغْوَ أَعْرَضُوا۟ عَنْهُ وَقَالُوا۟ لَنَآ أَعْمَٰلُنَا وَلَكُمْ أَعْمَٰلُكُمْ سَلَٰمٌ عَلَيْكُمْ لَا نَبْتَغِى ٱلْجَٰهِلِينَ -
29:46 Sure 29 · The Spider Ayeti aç →
ve deyin ki: “Bize indirilene ve size indirilene inandık; bizim tanrımız ve sizin tanrınız birdir ve biz O'na karşı dürüstüz.”
وَقُولُوٓا۟ ءَامَنَّا بِٱلَّذِىٓ أُنزِلَ إِلَيْنَا وَأُنزِلَ إِلَيْكُمْ وَإِلَٰهُنَا وَإِلَٰهُكُمْ وَٰحِدٌۭ وَنَحْنُ لَهُۥ مُسْلِمُونَ -
30:53 Sure 30 · The Romans Ayeti aç →
sen ancak Bizim işaretlerimize inanana işittirirsin ve işte onlar Tanrı'ya karşı dürüsttür.
إِن تُسْمِعُ إِلَّا مَن يُؤْمِنُ بِـَٔايَٰتِنَا فَهُم مُّسْلِمُونَ -
31:22 Sure 31 · Luqman Ayeti aç →
Ve kim iyilik yaparken doğrultusunu Tanrı'ya karşı dürüst kılarsa, en sağlam kulpa sıkıca tutunmuştur;
وَمَن يُسْلِمْ وَجْهَهُۥٓ إِلَى ٱللَّهِ وَهُوَ مُحْسِنٌۭ فَقَدِ ٱسْتَمْسَكَ بِٱلْعُرْوَةِ ٱلْوُثْقَىٰ -
33:22 Sure 33 · The Parties Ayeti aç →
ve bu, onların inançlarını ve tümüyle dürüst bağlılıklarını artırmaktan başka bir şey yapmadı.
وَمَا زَادَهُمْ إِلَّآ إِيمَٰنًۭا وَتَسْلِيمًۭا -
33:35 Sure 33 · The Parties Ayeti aç →
Tanrı'ya karşı dürüst erkekler ve Tanrı'ya karşı dürüst kadınlar, inananlar ve inanan kadınlar, bağlı erkekler ve bağlı kadınlar, doğru sözlü erkekler ve kadınlar, sabırlı erkekler ve sabırlı kadınlar, alçakgönüllü erkekler ve kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, perhiz yapan erkekler ve kadınlar, namuslarını koruyan erkekler ve koruyan kadınlar, Tanrı'yı çokça hatırlayan erkekler ve O'nu hatırlayan kadınlar — Tanrı onlara şüphesiz bir bağışlanma ve muazzam bir ödül hazırlamıştır.
إِنَّ ٱلْمُسْلِمِينَ وَٱلْمُسْلِمَٰتِ وَٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَٱلْقَٰنِتِينَ وَٱلْقَٰنِتَٰتِ وَٱلصَّٰدِقِينَ وَٱلصَّٰدِقَٰتِ وَٱلصَّٰبِرِينَ وَٱلصَّٰبِرَٰتِ وَٱلْخَٰشِعِينَ وَٱلْخَٰشِعَٰتِ وَٱلْمُتَصَدِّقِينَ وَٱلْمُتَصَدِّقَٰتِ وَٱلصَّٰٓئِمِينَ وَٱلصَّٰٓئِمَٰتِ وَٱلْحَٰفِظِينَ فُرُوجَهُمْ وَٱلْحَٰفِظَٰتِ وَٱلذَّٰكِرِينَ ٱللَّهَ كَثِيرًۭا وَٱلذَّٰكِرَٰتِ أَعَدَّ ٱللَّهُ لَهُم مَّغْفِرَةًۭ وَأَجْرًا عَظِيمًۭا -
33:44 Sure 33 · The Parties Ayeti aç →
Onların selamları, O'nunla karşılaşacakları gün, “Esenlik” olacaktır.
تَحِيَّتُهُمْ يَوْمَ يَلْقَوْنَهُۥ سَلَٰمٌۭ -
33:56 Sure 33 · The Parties Ayeti aç →
Ey inananlar! Onunla temasta olun ve ona bir selamla selam verin.
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ صَلُّوا۟ عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا۟ تَسْلِيمًا -
36:58 Sure 36 · Who Will Give Life to the Bones? Ayeti aç →
Ve istedikleri her şey onların olacak. Esenlik!
وَلَهُم مَّا يَدَّعُونَ سَلَٰمٌۭ -
37:26 Sure 37 · Peace upon the Envoys Ayeti aç →
Hayır, o gün onlar teslim olmuşlar, boyun bükmüşler.
بَلْ هُمُ ٱلْيَوْمَ مُسْتَسْلِمُونَ -
37:79 Sure 37 · Peace upon the Envoys Ayeti aç →
“Esenlik Nuh'un üzerine, bütün varlıklar arasında!”
سَلَٰمٌ عَلَىٰ نُوحٍۢ فِى ٱلْعَٰلَمِينَ -
37:85 Sure 37 · Peace upon the Envoys Ayeti aç →
Ve İbrahim elbette onun safındandı; Vasisine bozulmamış bir çekirdekle geldiği ve babasına ve halkına şöyle dediği zaman: “Neyin buyruğuna uyuyorsunuz?
وَإِنَّ مِن شِيعَتِهِۦ لَإِبْرَٰهِيمَ إِذْ جَآءَ رَبَّهُۥ بِقَلْبٍۢ سَلِيمٍ إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦ مَاذَا تَعْبُدُونَ -
37:105 Sure 37 · Peace upon the Envoys Ayeti aç →
Ve ikisi de Tanrı'ya karşı dürüst olduklarında ve onu şakağı üzerine yatırdığında, Biz ona hitap ettik: “Ey İbrahim, sen görüntüyü doğruladın.”
فَلَمَّآ أَسْلَمَا وَتَلَّهُۥ لِلْجَبِينِ وَنَٰدَيْنَٰهُ أَن يَٰٓإِبْرَٰهِيمُ قَدْ صَدَّقْتَ ٱلرُّءْيَآ -
37:109 Sure 37 · Peace upon the Envoys Ayeti aç →
“Esenlik İbrahim'in üzerine!”
سَلَٰمٌ عَلَىٰٓ إِبْرَٰهِيمَ -
37:120 Sure 37 · Peace upon the Envoys Ayeti aç →
“Esenlik Musa'nın ve Harun'un üzerine!”
سَلَٰمٌ عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ -
37:130 Sure 37 · Peace upon the Envoys Ayeti aç →
“Esenlik İlyasin'in üzerine!”
سَلَٰمٌ عَلَىٰٓ إِلْ يَاسِينَ -
37:181 Sure 37 · Peace upon the Envoys Ayeti aç →
Ve gönderilenlerin üzerine esenlik!
وَسَلَٰمٌ عَلَى ٱلْمُرْسَلِينَ -
39:12 Sure 39 · Do Not Lose Heart Ayeti aç →
De ki: “Tanrı'nın buyruğuna uymam emredildi, Yasa'yı yalnızca O'na adayarak, ve O'na karşı dürüstlerin ilki olmam emredildi.”
قُلْ إِنِّىٓ أُمِرْتُ أَنْ أَعْبُدَ ٱللَّهَ مُخْلِصًۭا لَّهُ ٱلدِّينَ وَأُمِرْتُ لِأَنْ أَكُونَ أَوَّلَ ٱلْمُسْلِمِينَ -
39:22 Sure 39 · Do Not Lose Heart Ayeti aç →
Tanrı'nın göğsünü Tanrı'ya karşı dürüstlüğe açtığı ve böylece Vasisinden gelen bir ışık üzerinde bulunan kimse —
أَفَمَن شَرَحَ ٱللَّهُ صَدْرَهُۥ لِلْإِسْلَٰمِ فَهُوَ عَلَىٰ نُورٍۢ مِّن رَّبِّهِۦ -
39:29 Sure 39 · Do Not Lose Heart Ayeti aç →
Tanrı bir örnek çoğaltır: birbiriyle anlaşmazlık içindeki ortaklara ait bir adam ve yalnızca tek bir adama ait olan bir adam —
ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًۭا رَّجُلًۭا فِيهِ شُرَكَآءُ مُتَشَٰكِسُونَ وَرَجُلًۭا سَلَمًۭا لِّرَجُلٍ -
39:54 Sure 39 · Do Not Lose Heart Ayeti aç →
Ve Vasinize başvurun ve size ceza gelmeden önce O'na karşı dürüst olun; sonra yardım görmeyeceksiniz.
وَأَنِيبُوٓا۟ إِلَىٰ رَبِّكُمْ وَأَسْلِمُوا۟ لَهُۥ مِن قَبْلِ أَن يَأْتِيَكُمُ ٱلْعَذَابُ ثُمَّ لَا تُنصَرُونَ -
39:73 Sure 39 · Do Not Lose Heart Ayeti aç →
öyle ki oraya vardıklarında, kapıları açılmışken, sorumluları onlara şöyle der: “Esenlik üzerinize, iyi oldunuz — oraya girin, sonsuza dek kalmak için.”
حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءُوهَا وَفُتِحَتْ أَبْوَٰبُهَا وَقَالَ لَهُمْ خَزَنَتُهَا سَلَٰمٌ عَلَيْكُمْ طِبْتُمْ فَٱدْخُلُوهَا خَٰلِدِينَ -
40:66 Sure 40 · My Guardian Is God Ayeti aç →
De ki: “Vasimden bana açık kanıtlar geldiği için, Tanrı'nın dışında yakardıklarınızın buyruğuna uymam bana şüphesiz yasaklandı; ve bütün varlıkların Vasisine karşı dürüst olmam bana emredildi.”
قُلْ إِنِّى نُهِيتُ أَنْ أَعْبُدَ ٱلَّذِينَ تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ لَمَّا جَآءَنِىَ ٱلْبَيِّنَٰتُ مِن رَّبِّى وَأُمِرْتُ أَنْ أُسْلِمَ لِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ -
41:33 Sure 41 · Their Skins Will Testify Ayeti aç →
Ve Tanrı'ya çağıran, sağlam bir iş yapan ve “Ben Tanrı'ya karşı dürüst olanlardanım” diyenden daha güzel söz söyleyen kim?
وَمَنْ أَحْسَنُ قَوْلًۭا مِّمَّن دَعَآ إِلَى ٱللَّهِ وَعَمِلَ صَٰلِحًۭا وَقَالَ إِنَّنِى مِنَ ٱلْمُسْلِمِينَ -
43:70 Sure 43 · In the Footsteps of the Ancestors Ayeti aç →
Bizim işaretlerimize inanan ve Tanrı'ya karşı dürüst olan sizler: Bahçe'ye girin, siz ve eşleriniz, sevinçle dolu olarak.”
ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَكَانُوا۟ مُسْلِمِينَ ٱدْخُلُوا۟ ٱلْجَنَّةَ أَنتُمْ وَأَزْوَٰجُكُمْ تُحْبَرُونَ -
43:89 Sure 43 · In the Footsteps of the Ancestors Ayeti aç →
Öyleyse onlar hakkında sayfayı çevir ve de ki: “Esenlik!”
فَٱصْفَحْ عَنْهُمْ وَقُلْ سَلَٰمٌۭ -
46:15 Sure 46 · No Novelty Among the Messengers Ayeti aç →
Şüphesiz ben Sana dönerim ve Tanrı'ya karşı dürüst olanların arasındayım.”
إِنِّى تُبْتُ إِلَيْكَ وَإِنِّى مِنَ ٱلْمُسْلِمِينَ -
47:35 Sure 47 · Locks Upon the Cores Ayeti aç →
Öyleyse gevşemeyin ve barışa çağırmayın, en üstün olanlar sizken ve Tanrı sizinle birlikteyken,
فَلَا تَهِنُوا۟ وَتَدْعُوٓا۟ إِلَى ٱلسَّلْمِ وَأَنتُمُ ٱلْأَعْلَوْنَ وَٱللَّهُ مَعَكُمْ -
48:16 Sure 48 · The Manifest Opening Ayeti aç →
Geride bırakılan ileri gelenlere de ki: “Sert bir şiddete sahip bir halka çağrılacaksınız; onlarla savaşacaksınız, ya da onlar Tanrı'ya karşı dürüst olacaklar.”
قُل لِّلْمُخَلَّفِينَ مِنَ ٱلْأَعْرَابِ سَتُدْعَوْنَ إِلَىٰ قَوْمٍ أُو۟لِى بَأْسٍۢ شَدِيدٍۢ تُقَٰتِلُونَهُمْ أَوْ يُسْلِمُونَ -
49:14 Sure 49 · The Believers Are But Brothers Ayeti aç →
İleri gelenler dedi ki: “İnandık.” De ki: “İnanmadınız; aksine şöyle deyin: ‘Tanrı'ya karşı dürüst olduk’, çünkü inanç henüz çekirdeklerinize girmedi.
قَالَتِ ٱلْأَعْرَابُ ءَامَنَّا قُل لَّمْ تُؤْمِنُوا۟ وَلَٰكِن قُولُوٓا۟ أَسْلَمْنَا وَلَمَّا يَدْخُلِ ٱلْإِيمَٰنُ فِى قُلُوبِكُمْ -
49:17 Sure 49 · The Believers Are But Brothers Ayeti aç →
Tanrı'ya karşı dürüst olmalarıyla sana ihsanda bulunduklarına inanıyorlar.
يَمُنُّونَ عَلَيْكَ أَنْ أَسْلَمُوا۟ -
49:17 Sure 49 · The Believers Are But Brothers Ayeti aç →
De ki: “Tanrı'ya karşı dürüstlüğünüzle bana ihsanda bulunduğunuza inanmayın.
قُل لَّا تَمُنُّوا۟ عَلَىَّ إِسْلَٰمَكُم -
50:34 Sure 50 · Closer Than the Jugular Vein Ayeti aç →
Tümüyle Esirgeyen'den, O algılarından kaçsa da çekinen ve O'na sürekli başvuran bir çekirdekle gelen kimse: “Oraya esenlikle girin.”
مَّنْ خَشِىَ ٱلرَّحْمَٰنَ بِٱلْغَيْبِ وَجَآءَ بِقَلْبٍۢ مُّنِيبٍ ٱدْخُلُوهَا بِسَلَٰمٍۢ -
51:25 Sure 51 · So Flee to God Ayeti aç →
İbrahim'in ağırlanan konuklarının söylemi sana ulaştı mı? Onlar yanına girip: “Esenlik!” dedikleri zaman
هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ضَيْفِ إِبْرَٰهِيمَ ٱلْمُكْرَمِينَ إِذْ دَخَلُوا۟ عَلَيْهِ فَقَالُوا۟ سَلَٰمًۭا -
51:25 Sure 51 · So Flee to God Ayeti aç →
o dedi ki: “Esenlik.
قَالَ سَلَٰمٌۭ -
51:37 Sure 51 · So Flee to God Ayeti aç →
Orada inananları dışarı çıkardık, ama orada Tanrı'ya karşı dürüstlerden yalnızca tek bir ev bulduk; ve orada, acı verici cezadan korkanlar için bir işaret bıraktık.
فَأَخْرَجْنَا مَن كَانَ فِيهَا مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ فَمَا وَجَدْنَا فِيهَا غَيْرَ بَيْتٍۢ مِّنَ ٱلْمُسْلِمِينَ وَتَرَكْنَا فِيهَآ ءَايَةًۭ لِّلَّذِينَ يَخَافُونَ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَلِيمَ -
52:38 Sure 52 · The Punishment Will Fall Ayeti aç →
Yoksa dinledikleri bir merdivenleri mi var?
أَمْ لَهُمْ سُلَّمٌۭ يَسْتَمِعُونَ فِيهِ -
56:26 Sure 56 · When the Event Occurs Ayeti aç →
Yalnızca bir söz: “Esenlik, esenlik”.
إِلَّا قِيلًۭا سَلَٰمًۭا سَلَٰمًۭا -
56:91 Sure 56 · When the Event Occurs Ayeti aç →
Ve sağ arkadaşlarından olana gelince: “Sana esenlik”, sağ arkadaşlarından.
وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ فَسَلَٰمٌۭ لَّكَ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ -
59:23 Sure 59 · The First Gathering Ayeti aç →
O'dur Tanrı, O'ndan başka hiçbir tanrı yoktur; Egemen, Kutsal, Esenlik, Kefil, Baskın, Mutlak Güçlü, Karşı Konulmaz, Görkemli.
هُوَ ٱللَّهُ ٱلَّذِى لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلْمَلِكُ ٱلْقُدُّوسُ ٱلسَّلَٰمُ ٱلْمُؤْمِنُ ٱلْمُهَيْمِنُ ٱلْعَزِيزُ ٱلْجَبَّارُ ٱلْمُتَكَبِّرُ -
61:7 Sure 61 · The Close Rank Ayeti aç →
Ve Tanrı'ya karşı dürüstlüğe çağrılırken Tanrı'ya karşı yalan uyduran kimseden daha zalim kim vardır?
وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ وَهُوَ يُدْعَىٰٓ إِلَى ٱلْإِسْلَٰمِ -
66:5 Sure 66 · The Prohibition Ayeti aç →
Olabilir ki Vasisi, sizi boşarsa, ona karşılık olarak sizden daha iyi eşler versin: Tanrı'ya karşı dürüst olanlar, inananlar, bağlı olanlar, pişman olanlar, buyruğa uyanlar, gezginler, daha önce evlenmiş olanlar ya da bakireler.
عَسَىٰ رَبُّهُۥٓ إِن طَلَّقَكُنَّ أَن يُبْدِلَهُۥٓ أَزْوَٰجًا خَيْرًۭا مِّنكُنَّ مُسْلِمَٰتٍۢ مُّؤْمِنَٰتٍۢ قَٰنِتَٰتٍۢ تَٰٓئِبَٰتٍ عَٰبِدَٰتٍۢ سَٰٓئِحَٰتٍۢ ثَيِّبَٰتٍۢ وَأَبْكَارًۭا -
68:35 Sure 68 · The Pen Ayeti aç →
Biz Tanrı'ya karşı dürüstleri, koparılmışlar gibi mi kılarız?
أَفَنَجْعَلُ ٱلْمُسْلِمِينَ كَٱلْمُجْرِمِينَ -
68:43 Sure 68 · The Pen Ayeti aç →
oysa onlar bozulmamışken yere kapanmaya çağrılıyorlardı.
وَقَدْ كَانُوا۟ يُدْعَوْنَ إِلَى ٱلسُّجُودِ وَهُمْ سَٰلِمُونَ -
72:14 Sure 72 · The Occulted Ayeti aç →
Ve aramızda Tanrı'ya karşı dürüst olanlar var, aramızda yoldan çıkanlar da:
وَأَنَّا مِنَّا ٱلْمُسْلِمُونَ وَمِنَّا ٱلْقَٰسِطُونَ -
72:14 Sure 72 · The Occulted Ayeti aç →
Tanrı'ya karşı dürüst olan kimse, işte onlar dosdoğruluğu aradılar,
فَمَنْ أَسْلَمَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ تَحَرَّوْا۟ رَشَدًۭا -
97:5 Sure 97 · Better Than a Thousand Months Ayeti aç →
Şafağın doğuşuna dek o, esenliktir.
سَلَٰمٌ هِىَ حَتَّىٰ مَطْلَعِ ٱلْفَجْرِ