Metinde arama
36 sonuç
-
2:14 Sure 2 · Guidance for Those Who Guard Themselves Ayeti aç →
ve saptırıcılarıyla baş başa kaldıklarında, “Biz şüphesiz sizinleyiz, yalnızca alay ediyoruz” derler.
وَإِذَا خَلَوْا۟ إِلَىٰ شَيَٰطِينِهِمْ قَالُوٓا۟ إِنَّا مَعَكُمْ إِنَّمَا نَحْنُ مُسْتَهْزِءُونَ -
2:102 Sure 2 · Guidance for Those Who Guard Themselves Ayeti aç →
Ve Saptırıcıların Süleyman'ın krallığı hakkında seslendirdiğini izlediler.
وَٱتَّبَعُوا۟ مَا تَتْلُوا۟ ٱلشَّيَٰطِينُ عَلَىٰ مُلْكِ سُلَيْمَٰنَ -
2:102 Sure 2 · Guidance for Those Who Guard Themselves Ayeti aç →
ama yadsıyanlar Saptırıcılardı: insanlara yanılsamayı ve Babil'de iki kral Harut ve Marut üzerine indirileni öğretiyorlardı;
وَلَٰكِنَّ ٱلشَّيَٰطِينَ كَفَرُوا۟ يُعَلِّمُونَ ٱلنَّاسَ ٱلسِّحْرَ وَمَآ أُنزِلَ عَلَى ٱلْمَلَكَيْنِ بِبَابِلَ هَٰرُوتَ وَمَٰرُوتَ -
3:49 Sure 3 · The Rope of God Ayeti aç →
sizin için kilden bir kuş biçimi yaratırım, sonra içine üflerim ve Tanrı'nın izniyle bir kuş olur.
أَنِّىٓ أَخْلُقُ لَكُم مِّنَ ٱلطِّينِ كَهَيْـَٔةِ ٱلطَّيْرِ فَأَنفُخُ فِيهِ فَيَكُونُ طَيْرًۢا بِإِذْنِ ٱللَّهِ -
5:42 Sure 5 · Faithful to Contracts Ayeti aç →
Tanrı insaflıları şüphesiz sever.
إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلْمُقْسِطِينَ -
5:110 Sure 5 · Faithful to Contracts Ayeti aç →
ve Benim iznimle kilden bir kuş biçimi yarattığında, sonra içine üflediğinde ve Benim iznimle bir kuş olduğunda;
وَإِذْ تَخْلُقُ مِنَ ٱلطِّينِ كَهَيْـَٔةِ ٱلطَّيْرِ بِإِذْنِى فَتَنفُخُ فِيهَا فَتَكُونُ طَيْرًۢا بِإِذْنِى -
6:2 Sure 6 · The Guardian of Every Thing Ayeti aç →
Sizi kilden yaratan, sonra bir süre karara bağlayan O'dur —
هُوَ ٱلَّذِى خَلَقَكُم مِّن طِينٍۢ ثُمَّ قَضَىٰٓ أَجَلًۭا -
6:71 Sure 6 · The Guardian of Every Thing Ayeti aç →
De ki: “Tanrı'nın dışında, bize ne yarar sağlayan ne zarar veren şeyi mi çağıracağız, ve Tanrı bize yol gösterdikten sonra topuklarımızın üzerine mi döndürüleceğiz; Saptırıcıların yeryüzünde çekip götürdüğü, şaşkına dönmüş kişi gibi,
قُلْ أَنَدْعُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَنفَعُنَا وَلَا يَضُرُّنَا وَنُرَدُّ عَلَىٰٓ أَعْقَابِنَا بَعْدَ إِذْ هَدَىٰنَا ٱللَّهُ كَٱلَّذِى ٱسْتَهْوَتْهُ ٱلشَّيَٰطِينُ فِى ٱلْأَرْضِ حَيْرَانَ -
6:112 Sure 6 · The Guardian of Every Thing Ayeti aç →
Ve böylece her aktarıcıya bir düşman kıldık: insanlar ve Gizliler arasından saptırıcılar; aldatmak için birbirlerine yaldızlı bir söz vahyederler.
وَكَذَٰلِكَ جَعَلْنَا لِكُلِّ نَبِىٍّ عَدُوًّۭا شَيَٰطِينَ ٱلْإِنسِ وَٱلْجِنِّ يُوحِى بَعْضُهُمْ إِلَىٰ بَعْضٍۢ زُخْرُفَ ٱلْقَوْلِ غُرُورًۭا -
6:121 Sure 6 · The Guardian of Every Thing Ayeti aç →
Ve Saptırıcılar, müttefiklerine sizinle tartışmaları için elbette vahyederler;
وَإِنَّ ٱلشَّيَٰطِينَ لَيُوحُونَ إِلَىٰٓ أَوْلِيَآئِهِمْ لِيُجَٰدِلُوكُمْ -
7:12 Sure 7 · Am I Not Your Guardian? Ayeti aç →
Dedi ki: “Ben ondan daha iyiyim: Sen beni ateşten yarattın, onu ise kilden yarattın.”
قَالَ أَنَا۠ خَيْرٌۭ مِّنْهُ خَلَقْتَنِى مِن نَّارٍۢ وَخَلَقْتَهُۥ مِن طِينٍۢ -
7:27 Sure 7 · Am I Not Your Guardian? Ayeti aç →
Biz Saptırıcıları inanmayanlar için müttefik kıldık.
إِنَّا جَعَلْنَا ٱلشَّيَٰطِينَ أَوْلِيَآءَ لِلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ -
7:30 Sure 7 · Am I Not Your Guardian? Ayeti aç →
Çünkü onlar Tanrı'nın dışında Saptırıcıları müttefik edindiler, yol bulanlardan olduklarını sanırken.
إِنَّهُمُ ٱتَّخَذُوا۟ ٱلشَّيَٰطِينَ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَيَحْسَبُونَ أَنَّهُم مُّهْتَدُونَ -
15:55 Sure 15 · Until Certainty Comes Ayeti aç →
Dediler ki: “Sana bunu hak ile müjdeliyoruz: öyleyse umudunu yitirenlerden olma.”
قَالُوا۟ بَشَّرْنَٰكَ بِٱلْحَقِّ فَلَا تَكُن مِّنَ ٱلْقَٰنِطِينَ -
17:27 Sure 17 · To What Is Most Upright Ayeti aç →
Saçıp savuranlar Saptırıcıların kardeşleridir,
إِنَّ ٱلْمُبَذِّرِينَ كَانُوٓا۟ إِخْوَٰنَ ٱلشَّيَٰطِينِ -
17:61 Sure 17 · To What Is Most Upright Ayeti aç →
İblis hariç: dedi ki: “Kilden yarattığın kişinin önünde mi yere kapanacağım?”
إِلَّآ إِبْلِيسَ قَالَ ءَأَسْجُدُ لِمَنْ خَلَقْتَ طِينًۭا -
19:68 Sure 19 · A Remembrance of Benevolence Ayeti aç →
Vasine andolsun, Biz onları elbette toplayacağız, Saptırıcılarla birlikte; sonra onları Cehennem'in çevresine, diz çökmüş olarak elbette getireceğiz.
فَوَرَبِّكَ لَنَحْشُرَنَّهُمْ وَٱلشَّيَٰطِينَ ثُمَّ لَنُحْضِرَنَّهُمْ حَوْلَ جَهَنَّمَ جِثِيًّۭا -
19:83 Sure 19 · A Remembrance of Benevolence Ayeti aç →
Görmedin mi: Biz Saptırıcıları yadsıyanların üzerine saldık, onlar da onları durmaksızın körüklüyor?
أَلَمْ تَرَ أَنَّآ أَرْسَلْنَا ٱلشَّيَٰطِينَ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ تَؤُزُّهُمْ أَزًّۭا -
21:82 Sure 21 · We Answered Him Ayeti aç →
Ve Saptırıcılardan, onun için dalan ve bundan başka işler de yapanlar vardı;
وَمِنَ ٱلشَّيَٰطِينِ مَن يَغُوصُونَ لَهُۥ وَيَعْمَلُونَ عَمَلًۭا دُونَ ذَٰلِكَ -
23:12 Sure 23 · Have Attained Success Ayeti aç →
İnsanı kilden çekilmiş bir süzmeden yarattık,
وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ مِن سُلَٰلَةٍۢ مِّن طِينٍۢ -
23:98 Sure 23 · Have Attained Success Ayeti aç →
Ve de ki: “Vasim, Saptırıcıların kışkırtmalarına karşı Senin himayene girerim, ve yanımda bulunmalarına karşı, Vasim, Senin himayene girerim.”
وَقُل رَّبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَٰتِ ٱلشَّيَٰطِينِ وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَن يَحْضُرُونِ -
26:211 Sure 26 · The Rhetoricians Ayeti aç →
Ve onunla birlikte inenler Saptırıcılar değildir; bu onlara yakışmaz, ve onlar bunu yapamazlar.
وَمَا تَنَزَّلَتْ بِهِ ٱلشَّيَٰطِينُ وَمَا يَنۢبَغِى لَهُمْ وَمَا يَسْتَطِيعُونَ -
26:223 Sure 26 · The Rhetoricians Ayeti aç →
Saptırıcıların kimin üzerine indiğini size aktarayım mı? Her köklü kılık değiştiricinin, sınır aşımlarıyla yüklü olanın üzerine inerler. Dinlemeye koyulurlar ve onların çoğu yalancıdır.
هَلْ أُنَبِّئُكُمْ عَلَىٰ مَن تَنَزَّلُ ٱلشَّيَٰطِينُ تَنَزَّلُ عَلَىٰ كُلِّ أَفَّاكٍ أَثِيمٍۢ يُلْقُونَ ٱلسَّمْعَ وَأَكْثَرُهُمْ كَٰذِبُونَ -
28:38 Sure 28 · The Story Ayeti aç →
Ve Firavun dedi ki: “Ey saray çevresi, sizin için benden başka bir tanrı bilmiyorum. Öyleyse, ey Haman, bana kil üzerinde bir ateş yak ve bana bir köşk yap, belki çıkıp Musa'nın tanrısına bakarım; ben onun yalancılardan olduğunu elbette varsayıyorum.”
وَقَالَ فِرْعَوْنُ يَٰٓأَيُّهَا ٱلْمَلَأُ مَا عَلِمْتُ لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرِى فَأَوْقِدْ لِى يَٰهَٰمَٰنُ عَلَى ٱلطِّينِ فَٱجْعَل لِّى صَرْحًۭا لَّعَلِّىٓ أَطَّلِعُ إِلَىٰٓ إِلَٰهِ مُوسَىٰ وَإِنِّى لَأَظُنُّهُۥ مِنَ ٱلْكَٰذِبِينَ -
32:7 Sure 32 · The Prostration Ayeti aç →
her şeyin yaratılışını güzel kılan ve insanın yaratılışını kilden başlatan O'dur,
ٱلَّذِىٓ أَحْسَنَ كُلَّ شَىْءٍ خَلَقَهُۥ وَبَدَأَ خَلْقَ ٱلْإِنسَٰنِ مِن طِينٍۢ -
37:11 Sure 37 · Peace upon the Envoys Ayeti aç →
Biz onları şüphesiz yapışkan bir kilden yarattık.
إِنَّا خَلَقْنَٰهُم مِّن طِينٍۢ لَّازِبٍۭ -
37:65 Sure 37 · Peace upon the Envoys Ayeti aç →
o, Kor Ocağı'nın kökünden çıkan bir ağaçtır, kınları Saptırıcıların başlarına benzer.
إِنَّهَا شَجَرَةٌۭ تَخْرُجُ فِىٓ أَصْلِ ٱلْجَحِيمِ طَلْعُهَا كَأَنَّهُۥ رُءُوسُ ٱلشَّيَٰطِينِ -
37:146 Sure 37 · Peace upon the Envoys Ayeti aç →
ve üzerine pamuksu bitki bitirdik.
وَأَنۢبَتْنَا عَلَيْهِ شَجَرَةًۭ مِّن يَقْطِينٍۢ -
38:38 Sure 38 · The One Who Keeps Turning Back Ayeti aç →
Bunun üzerine rüzgârı ona boyun eğdirdik, emriyle, yumuşakça, nişan aldığı yere akardı; ve Saptırıcıları da, her inşa edici ve dalgıcı, ve kelepçelerde birlikte bağlanmış başkalarını.
فَسَخَّرْنَا لَهُ ٱلرِّيحَ تَجْرِى بِأَمْرِهِۦ رُخَآءً حَيْثُ أَصَابَ وَٱلشَّيَٰطِينَ كُلَّ بَنَّآءٍۢ وَغَوَّاصٍۢ وَءَاخَرِينَ مُقَرَّنِينَ فِى ٱلْأَصْفَادِ -
38:72 Sure 38 · The One Who Keeps Turning Back Ayeti aç →
Vasin Görevlilere dediği zaman: “Ben kilden bir beşer yaratacağım; onu biçimlendirdiğimde ve ona Esin'imden üflediğimde, önünde eğilin, yere kapanmış olarak.”
إِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَٰٓئِكَةِ إِنِّى خَٰلِقٌۢ بَشَرًۭا مِّن طِينٍۢ فَإِذَا سَوَّيْتُهُۥ وَنَفَخْتُ فِيهِ مِن رُّوحِى فَقَعُوا۟ لَهُۥ سَٰجِدِينَ -
38:76 Sure 38 · The One Who Keeps Turning Back Ayeti aç →
Dedi ki: “Ben ondan daha iyiyim: Sen beni ateşten yarattın, onu ise kilden yarattın.”
قَالَ أَنَا۠ خَيْرٌۭ مِّنْهُ خَلَقْتَنِى مِن نَّارٍۢ وَخَلَقْتَهُۥ مِن طِينٍۢ -
49:9 Sure 49 · The Believers Are But Brothers Ayeti aç →
Tanrı insaflıları şüphesiz sever.
إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلْمُقْسِطِينَ -
51:34 Sure 51 · So Flee to God Ayeti aç →
Dediler ki: “Biz koparılmışlar halkına, onların üzerine, Vasinin katında aşırıya kaçanlar için işaretlenmiş kil taşları göndermek için gönderildik.”
قَالُوٓا۟ إِنَّآ أُرْسِلْنَآ إِلَىٰ قَوْمٍۢ مُّجْرِمِينَ لِنُرْسِلَ عَلَيْهِمْ حِجَارَةًۭ مِّن طِينٍۢ مُّسَوَّمَةً عِندَ رَبِّكَ لِلْمُسْرِفِينَ -
60:8 Sure 60 · A Fine Paragon in Ibrahim Ayeti aç →
Tanrı insaflıları şüphesiz sever.
إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلْمُقْسِطِينَ -
67:5 Sure 67 · The Dominion Ayeti aç →
Biz en yakın göğü şüphesiz kandillerle donattık ve onları Saptırıcılara karşı atışlar kıldık ve onlara Yangın'ın cezasını hazırladık.
وَلَقَدْ زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنْيَا بِمَصَٰبِيحَ وَجَعَلْنَٰهَا رُجُومًۭا لِّلشَّيَٰطِينِ وَأَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابَ ٱلسَّعِيرِ -
108:2 Sure 108 · The Gift and the Cutting Off Ayeti aç →
Tanrı'nın adıyla, Tümüyle Esirgeyen, Esirgeyen. Sana Bolluk'u şüphesiz verdik. Öyleyse Vasin için temas kur ve onu tam olarak yerine getir.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ إِنَّآ أَعْطَيْنَٰكَ ٱلْكَوْثَرَ فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَٱنْحَرْ