Metinde arama
102 sonuç
-
2:25 Sure 2 · Guidance for Those Who Guard Themselves Ayeti aç →
Ve inanan ve sağlam işler yapanlara müjdele: onların altlarından ırmaklar akan bahçeleri olacak.
وَبَشِّرِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ أَنَّ لَهُمْ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ -
2:74 Sure 2 · Guidance for Those Who Guard Themselves Ayeti aç →
Ve taşlar arasında, içlerinden ırmakların fışkırdığı olanlar elbette vardır;
وَإِنَّ مِنَ ٱلْحِجَارَةِ لَمَا يَتَفَجَّرُ مِنْهُ ٱلْأَنْهَٰرُ -
2:164 Sure 2 · Guidance for Those Who Guard Themselves Ayeti aç →
Göklerin ve yerin yaratılışında, gecenin ve gündüzün değişiminde, insanlara yararlı olanla yüklü olarak denizde akıp giden gemide, Tanrı'nın gökten indirdiği ve yeryüzüne ölümünden sonra yeniden yaşam verdiği suda, orada her türlü kımıldayanı yaymasında, rüzgârların çeşitlenişinde ve gök ile yer arasında boyun eğdirilmiş bulutta, elbette akıl yürüten bir halk için işaretler vardır.
إِنَّ فِى خَلْقِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱخْتِلَٰفِ ٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ وَٱلْفُلْكِ ٱلَّتِى تَجْرِى فِى ٱلْبَحْرِ بِمَا يَنفَعُ ٱلنَّاسَ وَمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن مَّآءٍۢ فَأَحْيَا بِهِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَبَثَّ فِيهَا مِن كُلِّ دَآبَّةٍۢ وَتَصْرِيفِ ٱلرِّيَٰحِ وَٱلسَّحَابِ ٱلْمُسَخَّرِ بَيْنَ ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ لَءَايَٰتٍۢ لِّقَوْمٍۢ يَعْقِلُونَ -
2:249 Sure 2 · Guidance for Those Who Guard Themselves Ayeti aç →
Talut ordularla yola koyulduğunda dedi ki: “Tanrı sizi bir ırmakla sınayacak: kim ondan içerse benden değildir, kim onunla beslenmezse şüphesiz benimdendir — elinin içiyle bir yudum alan hariç.”
فَلَمَّا فَصَلَ طَالُوتُ بِٱلْجُنُودِ قَالَ إِنَّ ٱللَّهَ مُبْتَلِيكُم بِنَهَرٍۢ فَمَن شَرِبَ مِنْهُ فَلَيْسَ مِنِّى وَمَن لَّمْ يَطْعَمْهُ فَإِنَّهُۥ مِنِّىٓ إِلَّا مَنِ ٱغْتَرَفَ غُرْفَةًۢ بِيَدِهِۦ -
2:266 Sure 2 · Guidance for Those Who Guard Themselves Ayeti aç →
Sizden biri, altından ırmaklar akan, içinde her türlü meyvenin bulunduğu bir hurma ve üzüm bahçesine sahip olmak ister mi; sonra ona ileri yaş gelir, zayıf bir soyu varken, ve bahçeye ateşli bir kasırga gelir de bahçe yanar?
أَيَوَدُّ أَحَدُكُمْ أَن تَكُونَ لَهُۥ جَنَّةٌۭ مِّن نَّخِيلٍۢ وَأَعْنَابٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ لَهُۥ فِيهَا مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ وَأَصَابَهُ ٱلْكِبَرُ وَلَهُۥ ذُرِّيَّةٌۭ ضُعَفَآءُ فَأَصَابَهَآ إِعْصَارٌۭ فِيهِ نَارٌۭ فَٱحْتَرَقَتْ -
2:274 Sure 2 · Guidance for Those Who Guard Themselves Ayeti aç →
Mallarını gece ve gündüz, gizlice ve açıkça harcayanların, Vasilerinin katında ödülleri vardır; onlara hiçbir korku yoktur ve üzülmeyecekler de.
ٱلَّذِينَ يُنفِقُونَ أَمْوَٰلَهُم بِٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ سِرًّۭا وَعَلَانِيَةًۭ فَلَهُمْ أَجْرُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ -
3:15 Sure 3 · The Rope of God Ayeti aç →
Sakınanlar için, Vasilerinin katında, altlarından ırmaklar akan bahçeler vardır, orada sonsuza dek kalacaklar, arındırılmış eşler ve Tanrı'dan bir hoşnutluk.”
لِلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّٰتٌۭ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا وَأَزْوَٰجٌۭ مُّطَهَّرَةٌۭ وَرِضْوَٰنٌۭ مِّنَ ٱللَّهِ -
3:27 Sure 3 · The Rope of God Ayeti aç →
Geceyi gündüze sokarsın ve gündüzü geceye sokarsın; yaşayanı ölüden çıkarırsın ve ölüyü yaşayandan çıkarırsın; ve dilediğine hesapsızca geçim verirsin.”
تُولِجُ ٱلَّيْلَ فِى ٱلنَّهَارِ وَتُولِجُ ٱلنَّهَارَ فِى ٱلَّيْلِ وَتُخْرِجُ ٱلْحَىَّ مِنَ ٱلْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ ٱلْمَيِّتَ مِنَ ٱلْحَىِّ وَتَرْزُقُ مَن تَشَآءُ بِغَيْرِ حِسَابٍۢ -
3:72 Sure 3 · The Rope of God Ayeti aç →
Ve Yazı ehlinden bir grup der ki: “İnananlara indirilene günün başında inanın ve sonunda onu yadsıyın, belki geri dönerler.”
وَقَالَت طَّآئِفَةٌۭ مِّنْ أَهْلِ ٱلْكِتَٰبِ ءَامِنُوا۟ بِٱلَّذِىٓ أُنزِلَ عَلَى ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَجْهَ ٱلنَّهَارِ وَٱكْفُرُوٓا۟ ءَاخِرَهُۥ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ -
3:136 Sure 3 · The Rope of God Ayeti aç →
İşte onların karşılığı Vasilerinden gelen bir bağışlama ve altlarından ırmaklar akan bahçelerdir, orada sonsuza dek kalacaklar.
أُو۟لَٰٓئِكَ جَزَآؤُهُم مَّغْفِرَةٌۭ مِّن رَّبِّهِمْ وَجَنَّٰتٌۭ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا -
3:191 Sure 3 · The Rope of God Ayeti aç →
Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün dönüşümlü gelişinde, zekâ sahipleri için elbette işaretler vardır; onlar ki Tanrı'yı ayakta, oturarak ya da yan yatarak hatırlarlar ve göklerin ve yerin yaratılışı üzerine düşünürler:
إِنَّ فِى خَلْقِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱخْتِلَٰفِ ٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ لَءَايَٰتٍۢ لِّأُو۟لِى ٱلْأَلْبَٰبِ ٱلَّذِينَ يَذْكُرُونَ ٱللَّهَ قِيَٰمًۭا وَقُعُودًۭا وَعَلَىٰ جُنُوبِهِمْ وَيَتَفَكَّرُونَ فِى خَلْقِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ -
3:195 Sure 3 · The Rope of God Ayeti aç →
Göç edenleri, yurtlarından çıkarılanları, Benim yolumda rahatsız edilenleri, savaşanları ve öldürülenleri — onların kötü eylemlerini elbette örteceğim ve onları altlarından ırmaklar akan bahçelere elbette sokacağım” — Tanrı katından bir getiri.
فَٱلَّذِينَ هَاجَرُوا۟ وَأُخْرِجُوا۟ مِن دِيَٰرِهِمْ وَأُوذُوا۟ فِى سَبِيلِى وَقَٰتَلُوا۟ وَقُتِلُوا۟ لَأُكَفِّرَنَّ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَلَأُدْخِلَنَّهُمْ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ ثَوَابًۭا مِّنْ عِندِ ٱللَّهِ -
3:198 Sure 3 · The Rope of God Ayeti aç →
Ama Vasilerine karşı sakınanların, altlarından ırmaklar akan bahçeleri olacak; orada sonsuza dek kalacaklar, Tanrı katından bir ağırlama olarak.
لَٰكِنِ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ رَبَّهُمْ لَهُمْ جَنَّٰتٌۭ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا نُزُلًۭا مِّنْ عِندِ ٱللَّهِ -
4:13 Sure 4 · Reduced to Weakness Ayeti aç →
Ve kim Tanrı'ya ve O'nun elçisine itaat ederse, onu altlarından ırmaklar akan bahçelere sokar; orada sonsuza dek kalacaktır.
وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ يُدْخِلْهُ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا -
4:57 Sure 4 · Reduced to Weakness Ayeti aç →
Ve inanan ve sağlam işler yapanları, Biz altlarından ırmaklar akan bahçelere sokacağız, orada sonsuza dek, ebediyen kalacaklar.
وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ سَنُدْخِلُهُمْ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًۭا -
5:12 Sure 5 · Faithful to Contracts Ayeti aç →
Temas'ı sürdürürseniz, katışıksız cömertliği verirseniz, Benim elçilerime inanır, onlara omuz verir ve Tanrı'ya güzel bir borç verirseniz, kötü eylemlerinizi elbette örteceğim ve sizi elbette altlarından ırmaklar akan bahçelere sokacağım.
لَئِنْ أَقَمْتُمُ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَيْتُمُ ٱلزَّكَوٰةَ وَءَامَنتُم بِرُسُلِى وَعَزَّرْتُمُوهُمْ وَأَقْرَضْتُمُ ٱللَّهَ قَرْضًا حَسَنًۭا لَّأُكَفِّرَنَّ عَنكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَلَأُدْخِلَنَّكُمْ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ -
5:85 Sure 5 · Faithful to Contracts Ayeti aç →
Bunun üzerine Tanrı, söyledikleri için onlara getiri olarak, altlarından ırmaklar akan, içinde sonsuza dek kalacakları bahçeler verdi.
فَأَثَٰبَهُمُ ٱللَّهُ بِمَا قَالُوا۟ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا -
5:119 Sure 5 · Faithful to Contracts Ayeti aç →
Onlar için altlarından ırmaklar akan bahçeler var, orada sonsuza dek, ebediyen kalacaklar.”
لَهُمْ جَنَّٰتٌۭ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًۭا -
6:6 Sure 6 · The Guardian of Every Thing Ayeti aç →
ve altlarından ırmakları akıttık; sonra yanlışları yüzünden onları yok ettik,
وَجَعَلْنَا ٱلْأَنْهَٰرَ تَجْرِى مِن تَحْتِهِمْ فَأَهْلَكْنَٰهُم بِذُنُوبِهِمْ -
6:13 Sure 6 · The Guardian of Every Thing Ayeti aç →
Ve gecede ve gündüzde dinlenen her şey O'nundur;
وَلَهُۥ مَا سَكَنَ فِى ٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ -
6:60 Sure 6 · The Guardian of Every Thing Ayeti aç →
Sizi geceleyin sadakatle koruyan ve gündüz giriştiğiniz şeyi bilen O'dur; sonra adı konmuş bir süre tamamlansın diye sizi gündüzde uyandırır;
وَهُوَ ٱلَّذِى يَتَوَفَّىٰكُم بِٱلَّيْلِ وَيَعْلَمُ مَا جَرَحْتُم بِٱلنَّهَارِ ثُمَّ يَبْعَثُكُمْ فِيهِ لِيُقْضَىٰٓ أَجَلٌۭ مُّسَمًّۭى -
7:43 Sure 7 · Am I Not Your Guardian? Ayeti aç →
Ve göğüslerinden her kini sökmüş olacağız; altlarından ırmaklar akacak,
وَنَزَعْنَا مَا فِى صُدُورِهِم مِّنْ غِلٍّۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهِمُ ٱلْأَنْهَٰرُ -
7:54 Sure 7 · Am I Not Your Guardian? Ayeti aç →
Gündüzü geceyle örter, o onu durmaksızın kovalar — ve güneşi, ayı ve yıldızları, O'nun emriyle boyun eğdirilmiş olarak.
يُغْشِى ٱلَّيْلَ ٱلنَّهَارَ يَطْلُبُهُۥ حَثِيثًۭا وَٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ وَٱلنُّجُومَ مُسَخَّرَٰتٍۭ بِأَمْرِهِۦٓ -
9:72 Sure 9 · God Suffices Me Ayeti aç →
Tanrı inanan erkeklere ve inanan kadınlara, altlarından ırmaklar akan, içinde sonsuza dek kalacakları bahçeler ve kalıcılık Bahçeleri'nde güzel konutlar vaat etti;
وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا وَمَسَٰكِنَ طَيِّبَةًۭ فِى جَنَّٰتِ عَدْنٍۢ -
9:89 Sure 9 · God Suffices Me Ayeti aç →
Tanrı onlara altlarından ırmaklar akan, içinde sonsuza dek kalacakları bahçeler hazırladı.
أَعَدَّ ٱللَّهُ لَهُمْ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا -
9:100 Sure 9 · God Suffices Me Ayeti aç →
O onlara altlarından ırmaklar akan, içinde sonsuza dek, ebediyen kalacakları bahçeler hazırladı.
وَأَعَدَّ لَهُمْ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى تَحْتَهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًۭا -
10:6 Sure 10 · The Abode of Peace Ayeti aç →
Gece ile gündüzün birbirini izlemesinde ve Tanrı'nın göklerde ve yerde yarattığında, sakınan bir halk için elbette işaretler vardır.
إِنَّ فِى ٱخْتِلَٰفِ ٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ وَمَا خَلَقَ ٱللَّهُ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ لَءَايَٰتٍۢ لِّقَوْمٍۢ يَتَّقُونَ -
10:9 Sure 10 · The Abode of Peace Ayeti aç →
Onların altından ırmaklar akacak, lütuf bahçelerinde.
تَجْرِى مِن تَحْتِهِمُ ٱلْأَنْهَٰرُ فِى جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ -
10:24 Sure 10 · The Abode of Peace Ayeti aç →
sonunda yer yaldızını aldığında ve süslendiğinde, ve yerin ehli ona egemen olduklarını varsaydığında, gece ya da gündüz ona Bizim emrimiz ulaşır ve Biz onu biçilmiş bir yer yaparız, sanki dün hiç refah bilmemiş gibi.
حَتَّىٰٓ إِذَآ أَخَذَتِ ٱلْأَرْضُ زُخْرُفَهَا وَٱزَّيَّنَتْ وَظَنَّ أَهْلُهَآ أَنَّهُمْ قَٰدِرُونَ عَلَيْهَآ أَتَىٰهَآ أَمْرُنَا لَيْلًا أَوْ نَهَارًۭا فَجَعَلْنَٰهَا حَصِيدًۭا كَأَن لَّمْ تَغْنَ بِٱلْأَمْسِ -
10:45 Sure 10 · The Abode of Peace Ayeti aç →
Ve onları toplayacağı gün, sanki günden yalnızca bir saat geçirmişler gibi, aralarında birbirlerini tanıyacaklar.
وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ كَأَن لَّمْ يَلْبَثُوٓا۟ إِلَّا سَاعَةًۭ مِّنَ ٱلنَّهَارِ يَتَعَارَفُونَ بَيْنَهُمْ -
10:50 Sure 10 · The Abode of Peace Ayeti aç →
De ki: “Görüyor musunuz? O'nun cezası size geceleyin ya da gündüz gelip çatarsa, koparılmışlar ondan neyi çabuklaştırmak isteyecek?
قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِنْ أَتَىٰكُمْ عَذَابُهُۥ بَيَٰتًا أَوْ نَهَارًۭا مَّاذَا يَسْتَعْجِلُ مِنْهُ ٱلْمُجْرِمُونَ -
10:67 Sure 10 · The Abode of Peace Ayeti aç →
Sizin için geceyi — içinde dinlenmeniz için — ve gündüzü, içinde net görmeniz için kılan O'dur.
هُوَ ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلَّيْلَ لِتَسْكُنُوا۟ فِيهِ وَٱلنَّهَارَ مُبْصِرًا -
11:114 Sure 11 · Stand Straight Ayeti aç →
Ve Temas'ı günün iki ucunda ve gecenin birbirine yakın anlarında sürdür,
وَأَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ طَرَفَىِ ٱلنَّهَارِ وَزُلَفًۭا مِّنَ ٱلَّيْلِ -
13:3 Sure 13 · What Is in Themselves Ayeti aç →
Ve yeryüzünü seren O'dur, ve orada sağlam çapalar ve ırmaklar yerleştirdi;
وَهُوَ ٱلَّذِى مَدَّ ٱلْأَرْضَ وَجَعَلَ فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنْهَٰرًۭا -
13:3 Sure 13 · What Is in Themselves Ayeti aç →
O, gündüzü geceyle örter.
يُغْشِى ٱلَّيْلَ ٱلنَّهَارَ -
13:10 Sure 13 · What Is in Themselves Ayeti aç →
Sizin aranızda, kişinin sözünü gizli tutması ya da yüksek sesle söylemesi, ve geceye gizlenmesi ya da gündüz açıkça dolaşması eşittir.
سَوَآءٌۭ مِّنكُم مَّنْ أَسَرَّ ٱلْقَوْلَ وَمَن جَهَرَ بِهِۦ وَمَنْ هُوَ مُسْتَخْفٍۭ بِٱلَّيْلِ وَسَارِبٌۢ بِٱلنَّهَارِ -
13:35 Sure 13 · What Is in Themselves Ayeti aç →
Sakınanlara vaat edilen Bahçe'nin örneği: altından ırmaklar akar, yiyecekleri sürekli, gölgeliği de —
مَّثَلُ ٱلْجَنَّةِ ٱلَّتِى وُعِدَ ٱلْمُتَّقُونَ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ أُكُلُهَا دَآئِمٌۭ وَظِلُّهَا -
14:23 Sure 14 · A Good Word Ayeti aç →
Ve inanan ve sağlam işler yapanlar, Vasilerinin izniyle, altlarından ırmaklar akan bahçelere sokulacak, orada sonsuza dek kalacaklar.
وَأُدْخِلَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِمْ -
14:32 Sure 14 · A Good Word Ayeti aç →
ve ırmakları sizin için boyun eğdirdi.
وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلْأَنْهَٰرَ -
14:33 Sure 14 · A Good Word Ayeti aç →
ve geceyi ve gündüzü sizin için boyun eğdirdi.
وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ -
16:12 Sure 16 · A Drink in Which There Is Healing Ayeti aç →
Ve geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı sizin için boyun eğdirdi; ve yıldızlar O'nun emriyle boyun eğdirilmiştir.
وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ وَٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ وَٱلنُّجُومُ مُسَخَّرَٰتٌۢ بِأَمْرِهِۦٓ -
16:16 Sure 16 · A Drink in Which There Is Healing Ayeti aç →
Ve yeryüzüne, altınızda sarsılmasın diye sağlam çapalar attı, ayrıca ırmaklar ve yollar (belki yolunuzu bulursunuz) ve nişanlar,
وَأَلْقَىٰ فِى ٱلْأَرْضِ رَوَٰسِىَ أَن تَمِيدَ بِكُمْ وَأَنْهَٰرًۭا وَسُبُلًۭا لَّعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ وَعَلَٰمَٰتٍۢ -
16:31 Sure 16 · A Drink in Which There Is Healing Ayeti aç →
Kalıcılığın Bahçeleri, oraya girecekler, altlarından ırmaklar akar; orada diledikleri şey onlar için vardır.
جَنَّٰتُ عَدْنٍۢ يَدْخُلُونَهَا تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ لَهُمْ فِيهَا مَا يَشَآءُونَ -
17:12 Sure 17 · To What Is Most Upright Ayeti aç →
Ve geceyi ve gündüzü iki işaret kıldık; gecenin işaretini sildik ve gündüzün işaretini görmeye elverişli kıldık, Vasinizden bir ikram aramanız ve senelerin sayısını ve hesabı bilmeniz için.
وَجَعَلْنَا ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ ءَايَتَيْنِ فَمَحَوْنَآ ءَايَةَ ٱلَّيْلِ وَجَعَلْنَآ ءَايَةَ ٱلنَّهَارِ مُبْصِرَةًۭ لِّتَبْتَغُوا۟ فَضْلًۭا مِّن رَّبِّكُمْ وَلِتَعْلَمُوا۟ عَدَدَ ٱلسِّنِينَ وَٱلْحِسَابَ -
17:23 Sure 17 · To What Is Most Upright Ayeti aç →
Onlardan biri ya da ikisi yanında ileri yaşa ulaşırsa, onlara “öf!” deme ve onları azarlama,
إِمَّا يَبْلُغَنَّ عِندَكَ ٱلْكِبَرَ أَحَدُهُمَآ أَوْ كِلَاهُمَا فَلَا تَقُل لَّهُمَآ أُفٍّۢ وَلَا تَنْهَرْهُمَا -
17:93 Sure 17 · To What Is Most Upright Ayeti aç →
Ve dediler ki: “Sen bize yerden bir kaynak fışkırtmadıkça, ya da senin hurma ve asmalardan bir bahçen olup onun içinde ırmakları bolca fışkırtmadıkça, ya da iddia ettiğin gibi göğü parça parça üzerimize düşürmedikçe, ya da Tanrı'yı ve Görevlileri karşımıza getirmedikçe, ya da altın yaldızlı bir evin olmadıkça, ya da göğe çıkmadıkça sana güvenmeyeceğiz — ve okuyabileceğimiz bir kaydı üzerimize indirmedikçe senin çıkışına bile güvenmeyeceğiz.”
وَقَالُوا۟ لَن نُّؤْمِنَ لَكَ حَتَّىٰ تَفْجُرَ لَنَا مِنَ ٱلْأَرْضِ يَنۢبُوعًا أَوْ تَكُونَ لَكَ جَنَّةٌۭ مِّن نَّخِيلٍۢ وَعِنَبٍۢ فَتُفَجِّرَ ٱلْأَنْهَٰرَ خِلَٰلَهَا تَفْجِيرًا أَوْ تُسْقِطَ ٱلسَّمَآءَ كَمَا زَعَمْتَ عَلَيْنَا كِسَفًا أَوْ تَأْتِىَ بِٱللَّهِ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةِ قَبِيلًا أَوْ يَكُونَ لَكَ بَيْتٌۭ مِّن زُخْرُفٍ أَوْ تَرْقَىٰ فِى ٱلسَّمَآءِ وَلَن نُّؤْمِنَ لِرُقِيِّكَ حَتَّىٰ تُنَزِّلَ عَلَيْنَا كِتَٰبًۭا نَّقْرَؤُهُۥ -
18:31 Sure 18 · Unless God Wills Ayeti aç →
İşte kalıcılık Bahçeleri onlarındır; altlarından ırmaklar akar; orada altın bileziklerle süslenecekler, ince ipekten ve brokardan yeşil giysiler giyecekler, gösterişli divanlara dirseklerini dayayarak oturacaklar.
أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ جَنَّٰتُ عَدْنٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهِمُ ٱلْأَنْهَٰرُ يُحَلَّوْنَ فِيهَا مِنْ أَسَاوِرَ مِن ذَهَبٍۢ وَيَلْبَسُونَ ثِيَابًا خُضْرًۭا مِّن سُندُسٍۢ وَإِسْتَبْرَقٍۢ مُّتَّكِـِٔينَ فِيهَا عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ -
18:34 Sure 18 · Unless God Wills Ayeti aç →
ve aralarından bir ırmak fışkırttık; ve onun meyvelenmiş malları vardı.
وَفَجَّرْنَا خِلَٰلَهُمَا نَهَرًۭا وَكَانَ لَهُۥ ثَمَرٌۭ -
20:76 Sure 20 · That You May Not Toil Ayeti aç →
Kalıcılık Bahçeleri, altlarından ırmaklar akan; orada sonsuza dek kalırlar.
جَنَّٰتُ عَدْنٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا -
20:130 Sure 20 · That You May Not Toil Ayeti aç →
ve gecenin bazı saatlerinde O'nun şanını an, günün uçlarında da; belki hoşnut olursun.
وَمِنْ ءَانَآئِ ٱلَّيْلِ فَسَبِّحْ وَأَطْرَافَ ٱلنَّهَارِ لَعَلَّكَ تَرْضَىٰ -
21:20 Sure 21 · We Answered Him Ayeti aç →
Gece gündüz O'nun şanını anarlar, hiç gevşemezler.
يُسَبِّحُونَ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ لَا يَفْتُرُونَ -
21:33 Sure 21 · We Answered Him Ayeti aç →
Geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı yaratan O'dur:
وَهُوَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ وَٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ -
21:42 Sure 21 · We Answered Him Ayeti aç →
De ki: “Gece ve gündüz sizi Tümüyle Esirgeyen'e karşı kim gözetir?”
قُلْ مَن يَكْلَؤُكُم بِٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ مِنَ ٱلرَّحْمَٰنِ -
22:14 Sure 22 · Neither Their Flesh nor Their Blood Ayeti aç →
Şüphesiz Tanrı, inanan ve sağlam işler yapanları altlarından ırmaklar akan bahçelere sokar,
إِنَّ ٱللَّهَ يُدْخِلُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ -
22:23 Sure 22 · Neither Their Flesh nor Their Blood Ayeti aç →
Şüphesiz Tanrı, inanan ve sağlam işler yapanları altlarından ırmaklar akan bahçelere sokar; orada altın ve inci bileziklerle süslenecekler,
إِنَّ ٱللَّهَ يُدْخِلُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ يُحَلَّوْنَ فِيهَا مِنْ أَسَاوِرَ مِن ذَهَبٍۢ وَلُؤْلُؤًۭا -
22:61 Sure 22 · Neither Their Flesh nor Their Blood Ayeti aç →
Bu, Tanrı'nın geceyi gündüze sokması ve gündüzü geceye sokması ve Tanrı'nın Her Şeyi İşiten, Her Şeyi Gören olması yüzündendir.
ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ يُولِجُ ٱلَّيْلَ فِى ٱلنَّهَارِ وَيُولِجُ ٱلنَّهَارَ فِى ٱلَّيْلِ وَأَنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌۢ بَصِيرٌۭ -
23:80 Sure 23 · Have Attained Success Ayeti aç →
ve gecenin ve gündüzün art arda gelişi O'nundur.
وَلَهُ ٱخْتِلَٰفُ ٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ -
24:44 Sure 24 · The Light Ayeti aç →
Tanrı geceyi ve gündüzü dönüşümlü kılar.
يُقَلِّبُ ٱللَّهُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ -
25:10 Sure 25 · The Discernment Ayeti aç →
Kutlu olsun O ki, dilese, senin için bundan daha iyisini yapardı: altlarından ırmaklar akan bahçeler, ve senin için saraylar yapardı.
تَبَارَكَ ٱلَّذِىٓ إِن شَآءَ جَعَلَ لَكَ خَيْرًۭا مِّن ذَٰلِكَ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ وَيَجْعَل لَّكَ قُصُورًۢا -
25:47 Sure 25 · The Discernment Ayeti aç →
Size geceyi bir giysi, uykuyu bir soluklanma, gündüzü de bir yayılış zamanı kılan O'dur.
وَهُوَ ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلَّيْلَ لِبَاسًۭا وَٱلنَّوْمَ سُبَاتًۭا وَجَعَلَ ٱلنَّهَارَ نُشُورًۭا -
25:62 Sure 25 · The Discernment Ayeti aç →
Geceyi ve gündüzü, hatırlamak ya da minnettar olmak isteyen herkes için bir ardışıklık kılan O'dur.
وَهُوَ ٱلَّذِى جَعَلَ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ خِلْفَةًۭ لِّمَنْ أَرَادَ أَن يَذَّكَّرَ أَوْ أَرَادَ شُكُورًۭا -
27:61 Sure 27 · The Ants Ayeti aç →
Yeri kararlı bir yer kılan, içinde ırmaklar koyan, onun için sağlam çapalar koyan ve iki denizin arasına bir perde yerleştiren O değil mi?
أَمَّن جَعَلَ ٱلْأَرْضَ قَرَارًۭا وَجَعَلَ خِلَٰلَهَآ أَنْهَٰرًۭا وَجَعَلَ لَهَا رَوَٰسِىَ وَجَعَلَ بَيْنَ ٱلْبَحْرَيْنِ حَاجِزًا -
27:86 Sure 27 · The Ants Ayeti aç →
Görmüyorlar mı ki Biz geceyi onda dinlensinler diye, gündüzü ise onda açık görsünler diye yaptık?
أَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّا جَعَلْنَا ٱلَّيْلَ لِيَسْكُنُوا۟ فِيهِ وَٱلنَّهَارَ مُبْصِرًا -
28:72 Sure 28 · The Story Ayeti aç →
De ki: “Gördünüz mü: Tanrı sizin için Huzura Çıkış Günü'ne kadar sürekli gündüzü yapsaydı, Tanrı'dan başka hangi tanrı size içinde dinleneceğiniz bir gece getirirdi?
قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِن جَعَلَ ٱللَّهُ عَلَيْكُمُ ٱلنَّهَارَ سَرْمَدًا إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ مَنْ إِلَٰهٌ غَيْرُ ٱللَّهِ يَأْتِيكُم بِلَيْلٍۢ تَسْكُنُونَ فِيهِ -
28:73 Sure 28 · The Story Ayeti aç →
Ve geceyi ve gündüzü sizin için O'nun esirgemesiyle yaptı, dinlenesiniz ve O'nun ikramından arayasınız diye, ve belki minnettar olursunuz.
وَمِن رَّحْمَتِهِۦ جَعَلَ لَكُمُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ لِتَسْكُنُوا۟ فِيهِ وَلِتَبْتَغُوا۟ مِن فَضْلِهِۦ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ -
29:58 Sure 29 · The Spider Ayeti aç →
Ve inanan ve sağlam işler yapanları, altlarından ırmaklar akan, Bahçe'nin yüksek odalarına elbette yerleştireceğiz; orada sonsuza dek kalacaklar;
وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَنُبَوِّئَنَّهُم مِّنَ ٱلْجَنَّةِ غُرَفًۭا تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا -
30:23 Sure 30 · The Romans Ayeti aç →
Ve O'nun işaretlerinden geceleyin ve gündüzün uykunuz ve O'nun ikramını aramanızdır;
وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦ مَنَامُكُم بِٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ وَٱبْتِغَآؤُكُم مِّن فَضْلِهِۦٓ -
31:29 Sure 31 · Luqman Ayeti aç →
Görmedin mi ki Tanrı geceyi gündüze girdirir ve gündüzü geceye girdirir, ve güneşi ve ayı boyun eğdirmiştir, her biri adı konmuş bir süreye doğru akar, ve Tanrı yaptıklarınızdan Yakından Haberdardır?
أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يُولِجُ ٱلَّيْلَ فِى ٱلنَّهَارِ وَيُولِجُ ٱلنَّهَارَ فِى ٱلَّيْلِ وَسَخَّرَ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ كُلٌّۭ يَجْرِىٓ إِلَىٰٓ أَجَلٍۢ مُّسَمًّۭى وَأَنَّ ٱللَّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌۭ -
34:33 Sure 34 · Saba' Ayeti aç →
Ve zayıf sayılanlar kibirle şişenlere diyecekler ki: “Daha çok, gece gündüz bir komploydu; siz bize Tanrı'yı yadsımamızı ve O'na rakipler tayin etmemizi emrederken.”
وَقَالَ ٱلَّذِينَ ٱسْتُضْعِفُوا۟ لِلَّذِينَ ٱسْتَكْبَرُوا۟ بَلْ مَكْرُ ٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ إِذْ تَأْمُرُونَنَآ أَن نَّكْفُرَ بِٱللَّهِ وَنَجْعَلَ لَهُۥٓ أَندَادًۭا -
35:13 Sure 35 · The Poor Before God Ayeti aç →
Geceyi gündüze girdirir ve gündüzü geceye girdirir,
يُولِجُ ٱلَّيْلَ فِى ٱلنَّهَارِ وَيُولِجُ ٱلنَّهَارَ فِى ٱلَّيْلِ -
36:37 Sure 36 · Who Will Give Life to the Bones? Ayeti aç →
Ve onlar için bir işaret: gece; ondan gündüzü soyarız ve işte karanlığa gömülürler.
وَءَايَةٌۭ لَّهُمُ ٱلَّيْلُ نَسْلَخُ مِنْهُ ٱلنَّهَارَ فَإِذَا هُم مُّظْلِمُونَ -
36:40 Sure 36 · Who Will Give Life to the Bones? Ayeti aç →
Güneşin aya yetişmesi yakışmaz, gecenin de gündüzün önüne geçmesi.
لَا ٱلشَّمْسُ يَنۢبَغِى لَهَآ أَن تُدْرِكَ ٱلْقَمَرَ وَلَا ٱلَّيْلُ سَابِقُ ٱلنَّهَارِ -
39:5 Sure 39 · Do Not Lose Heart Ayeti aç →
Geceyi gündüzün üzerine sarar, gündüzü de gecenin üzerine sarar;
يُكَوِّرُ ٱلَّيْلَ عَلَى ٱلنَّهَارِ وَيُكَوِّرُ ٱلنَّهَارَ عَلَى ٱلَّيْلِ -
39:20 Sure 39 · Do Not Lose Heart Ayeti aç →
Ama Vasilerine karşı sakınanların, üzerlerinde başka odaların kurulduğu, altlarından ırmakların aktığı yüksek odaları olacak;
لَٰكِنِ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ رَبَّهُمْ لَهُمْ غُرَفٌۭ مِّن فَوْقِهَا غُرَفٌۭ مَّبْنِيَّةٌۭ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ -
40:61 Sure 40 · My Guardian Is God Ayeti aç →
Geceyi içinde dinlenmeniz için, gündüzü de içinde açıkça görmeniz için sizin için yapan Tanrı'dır;
ٱللَّهُ ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلَّيْلَ لِتَسْكُنُوا۟ فِيهِ وَٱلنَّهَارَ مُبْصِرًا -
41:37 Sure 41 · Their Skins Will Testify Ayeti aç →
Ve O'nun işaretlerinden: gece ve gündüz, güneş ve ay.
وَمِنْ ءَايَٰتِهِ ٱلَّيْلُ وَٱلنَّهَارُ وَٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ -
41:38 Sure 41 · Their Skins Will Testify Ayeti aç →
Kibirle şişerlerse, Vasinin yanında olanlar gece gündüz usanmadan O'nun şanını anarlar.
فَإِنِ ٱسْتَكْبَرُوا۟ فَٱلَّذِينَ عِندَ رَبِّكَ يُسَبِّحُونَ لَهُۥ بِٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ وَهُمْ لَا يَسْـَٔمُونَ -
43:51 Sure 43 · In the Footsteps of the Ancestors Ayeti aç →
Ve Firavun halkına seslenip dedi ki: “Ey halkım, Mısır'ın krallığı ve şu altımdan akan ırmaklar benim değil mi?
وَنَادَىٰ فِرْعَوْنُ فِى قَوْمِهِۦ قَالَ يَٰقَوْمِ أَلَيْسَ لِى مُلْكُ مِصْرَ وَهَٰذِهِ ٱلْأَنْهَٰرُ تَجْرِى مِن تَحْتِىٓ -
45:5 Sure 45 · Emotion Taken as a Deity Ayeti aç →
Ve sizin yaratılışınızda ve saçtığı kımıldayanlarda, kesin bilgiye sahip bir halk için işaretler vardır; ve gece ile gündüzün ardışıklığında, Tanrı'nın gökten indirdiği, onunla yere ölümünden sonra yeniden can verdiği geçimde ve rüzgârların çeşitlendirilmesinde, akıl yürüten bir halk için işaretler vardır.
وَفِى خَلْقِكُمْ وَمَا يَبُثُّ مِن دَآبَّةٍ ءَايَٰتٌۭ لِّقَوْمٍۢ يُوقِنُونَ وَٱخْتِلَٰفِ ٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ وَمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن رِّزْقٍۢ فَأَحْيَا بِهِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَتَصْرِيفِ ٱلرِّيَٰحِ ءَايَٰتٌۭ لِّقَوْمٍۢ يَعْقِلُونَ -
46:35 Sure 46 · No Novelty Among the Messengers Ayeti aç →
Onlara: “Sanki, kendilerine vaat edilen şeyi gördükleri gün, günün yalnızca bir saatini geçirmiş gibidirler” — bu bir ulaştırmadır.
لَّهُمْ كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَ مَا يُوعَدُونَ لَمْ يَلْبَثُوٓا۟ إِلَّا سَاعَةًۭ مِّن نَّهَارٍۭ بَلَٰغٌۭ -
47:12 Sure 47 · Locks Upon the Cores Ayeti aç →
Şüphesiz Tanrı, inanan ve sağlam işler yapanları altlarından ırmaklar akan bahçelere sokar.
إِنَّ ٱللَّهَ يُدْخِلُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ -
47:15 Sure 47 · Locks Upon the Cores Ayeti aç →
Sakınanlara vaat edilen Bahçe'nin örneği: orada bayatlamayan bir suyun ırmakları, tadı bozulmayan bir sütün ırmakları, içenler için lezzetli bir şarabın ırmakları ve arıtılmış bir balın ırmakları vardır,
مَّثَلُ ٱلْجَنَّةِ ٱلَّتِى وُعِدَ ٱلْمُتَّقُونَ فِيهَآ أَنْهَٰرٌۭ مِّن مَّآءٍ غَيْرِ ءَاسِنٍۢ وَأَنْهَٰرٌۭ مِّن لَّبَنٍۢ لَّمْ يَتَغَيَّرْ طَعْمُهُۥ وَأَنْهَٰرٌۭ مِّنْ خَمْرٍۢ لَّذَّةٍۢ لِّلشَّٰرِبِينَ وَأَنْهَٰرٌۭ مِّنْ عَسَلٍۢ مُّصَفًّۭى -
48:6 Sure 48 · The Manifest Opening Ayeti aç →
Tanrı Her Şeyi Bilendir, Bilgedir — inanan erkekleri ve inanan kadınları altlarından ırmaklar akan bahçelere sokmak, orada sonsuza dek kalacakları şekilde, ve kötü eylemlerini onlardan uzağa örtmek için; bu, Tanrı katında muazzam bir zaferdir — ve ikiyüzlü erkekleri ve kadınları, ortak koşan erkekleri ve kadınları, Tanrı hakkında kötü bir varsayım kuranları cezalandırmak için.
وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمًۭا لِّيُدْخِلَ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا وَيُكَفِّرَ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَكَانَ ذَٰلِكَ عِندَ ٱللَّهِ فَوْزًا عَظِيمًۭا وَيُعَذِّبَ ٱلْمُنَٰفِقِينَ وَٱلْمُنَٰفِقَٰتِ وَٱلْمُشْرِكِينَ وَٱلْمُشْرِكَٰتِ ٱلظَّآنِّينَ بِٱللَّهِ ظَنَّ ٱلسَّوْءِ -
48:17 Sure 48 · The Manifest Opening Ayeti aç →
Ve kim Tanrı'ya ve O'nun elçisine itaat ederse, onu altlarından ırmaklar akan bahçelere sokar.
وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ يُدْخِلْهُ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ -
54:55 Sure 54 · Is There Anyone to Remember? Ayeti aç →
Sakınanlar şüphesiz bahçeler ve bir ırmak içindedirler, doğruluk oturağında, Gücü Yeten bir Egemen'in katında.
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍۢ وَنَهَرٍۢ فِى مَقْعَدِ صِدْقٍ عِندَ مَلِيكٍۢ مُّقْتَدِرٍۭ -
57:6 Sure 57 · The Iron and the Balance Ayeti aç →
Geceyi gündüze sokar ve gündüzü geceye sokar.
يُولِجُ ٱلَّيْلَ فِى ٱلنَّهَارِ وَيُولِجُ ٱلنَّهَارَ فِى ٱلَّيْلِ -
57:12 Sure 57 · The Iron and the Balance Ayeti aç →
Bugün müjdeniz: altlarından ırmaklar akan bahçeler, orada sonsuza dek kalacaksınız.
بُشْرَىٰكُمُ ٱلْيَوْمَ جَنَّٰتٌۭ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا -
58:22 Sure 58 · She Who Argues Ayeti aç →
İşte çekirdeklerine inancı nakşettiği, Kendisinden gelen bir Esin ile güçlendirdiği ve altlarından ırmaklar akan bahçelere sokacağı kimseler, orada sonsuza dek kalmak üzere.
أُو۟لَٰٓئِكَ كَتَبَ فِى قُلُوبِهِمُ ٱلْإِيمَٰنَ وَأَيَّدَهُم بِرُوحٍۢ مِّنْهُ وَيُدْخِلُهُمْ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا -
61:12 Sure 61 · The Close Rank Ayeti aç →
Ey inananlar! Sizi acı verici bir cezadan kurtaracak bir ticareti göstereyim mi? Tanrı'ya ve O'nun elçisine inanırsınız ve Tanrı'nın yolunda mallarınızla ve Özlerinizle çaba gösterirsiniz — bu sizin için daha iyidir, eğer bilirseniz. O, yanlışlarınızı bağışlayacak ve sizi altlarından ırmaklar akan bahçelere ve kalıcılık Bahçeleri'ndeki güzel konutlara sokacaktır.
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ هَلْ أَدُلُّكُمْ عَلَىٰ تِجَٰرَةٍۢ تُنجِيكُم مِّنْ عَذَابٍ أَلِيمٍۢ تُؤْمِنُونَ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَتُجَٰهِدُونَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ بِأَمْوَٰلِكُمْ وَأَنفُسِكُمْ ذَٰلِكُمْ خَيْرٌۭ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ يَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَيُدْخِلْكُمْ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ وَمَسَٰكِنَ طَيِّبَةًۭ فِى جَنَّٰتِ عَدْنٍۢ -
64:9 Sure 64 · Mutual Deception Ayeti aç →
Ve kim Tanrı'ya inanır ve sağlam bir iş yaparsa, Biz onun için kötü eylemlerini örteceğiz ve onu altlarından ırmaklar akan bahçelere sokacağız; orada sonsuza dek, ebediyen kalacaklar.
وَمَن يُؤْمِنۢ بِٱللَّهِ وَيَعْمَلْ صَٰلِحًۭا يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّـَٔاتِهِۦ وَيُدْخِلْهُ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًۭا -
65:11 Sure 65 · Repudiation Ayeti aç →
Ve kim Tanrı'ya inanır ve sağlam bir iş yaparsa, O onu altlarından ırmaklar akan bahçelere sokacaktır; orada sonsuza dek, ebediyen kalacaklar; Tanrı ona elbette güzel bir geçim vermiştir.
وَمَن يُؤْمِنۢ بِٱللَّهِ وَيَعْمَلْ صَٰلِحًۭا يُدْخِلْهُ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًۭا قَدْ أَحْسَنَ ٱللَّهُ لَهُۥ رِزْقًا -
66:8 Sure 66 · The Prohibition Ayeti aç →
Ey inananlar! Tanrı'ya içten bir pişmanlıkla dönün. Olabilir ki Vasiniz kötü eylemlerinizi örter ve sizi altlarından ırmaklar akan bahçelere sokar; Tanrı'nın Aktarıcı'yı ve onunla birlikte inananları utanca boğmayacağı gün; onların ışığı önlerinde ve sağlarında koşar.
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ تُوبُوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ تَوْبَةًۭ نَّصُوحًا عَسَىٰ رَبُّكُمْ أَن يُكَفِّرَ عَنكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ يَوْمَ لَا يُخْزِى ٱللَّهُ ٱلنَّبِىَّ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ نُورُهُمْ يَسْعَىٰ بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَبِأَيْمَٰنِهِمْ -
71:6 Sure 71 · Nuh Ayeti aç →
Dedi ki: “Vasim, ben şüphesiz halkımı gece ve gündüz çağırdım ama çağrım onların kaçışını artırmaktan başka bir şey yapmadı.
قَالَ رَبِّ إِنِّى دَعَوْتُ قَوْمِى لَيْلًۭا وَنَهَارًۭا فَلَمْ يَزِدْهُمْ دُعَآءِىٓ إِلَّا فِرَارًۭا -
71:12 Sure 71 · Nuh Ayeti aç →
sonra bunu onlara kamuya ilan ettim ve bunu onlara gizlice de açtım ve dedim: Vasinizden bağışlanma dileyin, çünkü O Büyük Bağışlayıcıdır; üzerinize akıp duran göğü gönderecek ve sizi mallarla ve oğullarla donatacak ve size bahçeler verecek ve size ırmaklar verecek.
ثُمَّ إِنِّىٓ أَعْلَنتُ لَهُمْ وَأَسْرَرْتُ لَهُمْ إِسْرَارًۭا فَقُلْتُ ٱسْتَغْفِرُوا۟ رَبَّكُمْ إِنَّهُۥ كَانَ غَفَّارًۭا يُرْسِلِ ٱلسَّمَآءَ عَلَيْكُم مِّدْرَارًۭا وَيُمْدِدْكُم بِأَمْوَٰلٍۢ وَبَنِينَ وَيَجْعَل لَّكُمْ جَنَّٰتٍۢ وَيَجْعَل لَّكُمْ أَنْهَٰرًۭا -
73:7 Sure 73 · The Wrapped One Ayeti aç →
Gündüz senin için uzun bir yüzme vardır.
إِنَّ لَكَ فِى ٱلنَّهَارِ سَبْحًۭا طَوِيلًۭا -
73:20 Sure 73 · The Wrapped One Ayeti aç →
Ve Tanrı geceyi ve gündüzü ölçüp biçer;
وَٱللَّهُ يُقَدِّرُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ -
78:16 Sure 78 · The Immense Information Ayeti aç →
Biz yeryüzünü döşenmiş bir genişlik, dağları da kazıklar kılmadık mı? Sizi çiftler halinde yaratmadık mı ve uykunuzu bir soluklanma kılmadık mı? Geceyi bir giysi, gündüzü bir geçim aracı kılmadık mı? Üstünüze yedi dayanıklı inşa etmedik mi ve kızgın bir meşale yerleştirmedik mi? Ve sıkıştıranlardan bol bir su indirmedik mi, onunla tane, bitki örtüsü ve iç içe geçmiş bahçeler çıkarmak için?
أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ مِهَٰدًۭا وَٱلْجِبَالَ أَوْتَادًۭا وَخَلَقْنَٰكُمْ أَزْوَٰجًۭا وَجَعَلْنَا نَوْمَكُمْ سُبَاتًۭا وَجَعَلْنَا ٱلَّيْلَ لِبَاسًۭا وَجَعَلْنَا ٱلنَّهَارَ مَعَاشًۭا وَبَنَيْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعًۭا شِدَادًۭا وَجَعَلْنَا سِرَاجًۭا وَهَّاجًۭا وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلْمُعْصِرَٰتِ مَآءًۭ ثَجَّاجًۭا لِّنُخْرِجَ بِهِۦ حَبًّۭا وَنَبَاتًۭا وَجَنَّٰتٍ أَلْفَافًا -
85:11 Sure 85 · The Companions of the Trench Ayeti aç →
İnanan ve sağlam işler yapanlara şüphesiz altlarından ırmaklar akan bahçeler vardır.
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ جَنَّٰتٌۭ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ -
91:10 Sure 91 · He Who Purifies It Ayeti aç →
Tanrı'nın adıyla, Tümüyle Esirgeyen, Esirgeyen. Güneşe ve kuşluk aydınlığına andolsun! Onun ardından gelen aya andolsun! Onu açığa çıkaran gündüze andolsun! Onu örten geceye andolsun! Göğe ve onu kuran şeye andolsun! Yere ve onu yayan şeye andolsun! Bir Öze ve ona biçim veren, sonra ona ahlaksızlığını ve sakınmasını esinleyen şeye andolsun! Onu arındıran şüphesiz başarıya ermiştir, onu gömen ise şüphesiz hüsrana uğramıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلشَّمْسِ وَضُحَىٰهَا وَٱلْقَمَرِ إِذَا تَلَىٰهَا وَٱلنَّهَارِ إِذَا جَلَّىٰهَا وَٱلَّيْلِ إِذَا يَغْشَىٰهَا وَٱلسَّمَآءِ وَمَا بَنَىٰهَا وَٱلْأَرْضِ وَمَا طَحَىٰهَا وَنَفْسٍۢ وَمَا سَوَّىٰهَا فَأَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوَىٰهَا قَدْ أَفْلَحَ مَن زَكَّىٰهَا وَقَدْ خَابَ مَن دَسَّىٰهَا -
92:4 Sure 92 · The Night Ayeti aç →
Tanrı'nın adıyla, Tümüyle Esirgeyen, Esirgeyen. Her şeyi örten geceye andolsun! Açığa çıktığında gündüze andolsun! Erkeği ve dişiyi yaratana andolsun! Çabalarınız elbette darmadağınıktır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلَّيْلِ إِذَا يَغْشَىٰ وَٱلنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّىٰ وَمَا خَلَقَ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰٓ إِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتَّىٰ -
93:10 Sure 93 · The Morning Brightness Ayeti aç →
İsteyene gelince, onu azarlama.
وَأَمَّا ٱلسَّآئِلَ فَلَا تَنْهَرْ -
98:8 Sure 98 · Divided After the Proof Ayeti aç →
Vasileri katında karşılıkları, altlarından ırmaklar akan kalıcılık Bahçeleri'dir; orada sonsuza dek, ebediyen kalacaklar.
جَزَآؤُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّٰتُ عَدْنٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًۭا