Metinde arama
20 sonuç
-
2:248 Sure 2 · Guidance for Those Who Guard Themselves Ayeti aç →
Ve aktarıcıları onlara dedi ki: “Onun krallığının işareti, içinde Vasinizden bir dinginlik ve Musa klanının ve Harun klanının geride bıraktığından bir kalıntı bulunan, Görevlilerin taşıdığı sandığın size gelmesidir.”
وَقَالَ لَهُمْ نَبِيُّهُمْ إِنَّ ءَايَةَ مُلْكِهِۦٓ أَن يَأْتِيَكُمُ ٱلتَّابُوتُ فِيهِ سَكِينَةٌۭ مِّن رَّبِّكُمْ وَبَقِيَّةٌۭ مِّمَّا تَرَكَ ءَالُ مُوسَىٰ وَءَالُ هَٰرُونَ تَحْمِلُهُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ -
4:163 Sure 4 · Reduced to Weakness Ayeti aç →
ve İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a, soylara, İsa'ya, Eyüp'e, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a vahyettik;
وَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰٓ إِبْرَٰهِيمَ وَإِسْمَٰعِيلَ وَإِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَٱلْأَسْبَاطِ وَعِيسَىٰ وَأَيُّوبَ وَيُونُسَ وَهَٰرُونَ وَسُلَيْمَٰنَ -
6:84 Sure 6 · The Guardian of Every Thing Ayeti aç →
ve onun soyundan Davut, Süleyman, Eyüp, Yusuf, Musa ve Harun.
وَمِن ذُرِّيَّتِهِۦ دَاوُۥدَ وَسُلَيْمَٰنَ وَأَيُّوبَ وَيُوسُفَ وَمُوسَىٰ وَهَٰرُونَ -
7:122 Sure 7 · Am I Not Your Guardian? Ayeti aç →
Dediler ki: “Biz bütün varlıkların Vasisine, Musa'nın ve Harun'un Vasisine inandık.”
قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ رَبِّ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ -
7:142 Sure 7 · Am I Not Your Guardian? Ayeti aç →
Ve Musa kardeşi Harun'a dedi ki: “Halkım arasında yerimi al, sağlamlaştır ve bozguncuların yolunu izleme.”
وَقَالَ مُوسَىٰ لِأَخِيهِ هَٰرُونَ ٱخْلُفْنِى فِى قَوْمِى وَأَصْلِحْ وَلَا تَتَّبِعْ سَبِيلَ ٱلْمُفْسِدِينَ -
10:75 Sure 10 · The Abode of Peace Ayeti aç →
Sonra, onlardan sonra Musa'yı ve Harun'u, işaretlerimizle Firavun'a ve saray çevresine uyandırdık; ama kibirle şiştiler ve koparılmışlardan bir halk oldular.
ثُمَّ بَعَثْنَا مِنۢ بَعْدِهِم مُّوسَىٰ وَهَٰرُونَ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ وَمَلَإِي۟هِۦ بِـَٔايَٰتِنَا فَٱسْتَكْبَرُوا۟ وَكَانُوا۟ قَوْمًۭا مُّجْرِمِينَ -
19:28 Sure 19 · A Remembrance of Benevolence Ayeti aç →
Ey Harun'un kız kardeşi, baban kötü bir adam değildi, annen de utanmaz bir kadın değildi.”
يَٰٓأُخْتَ هَٰرُونَ مَا كَانَ أَبُوكِ ٱمْرَأَ سَوْءٍۢ وَمَا كَانَتْ أُمُّكِ بَغِيًّۭا -
19:53 Sure 19 · A Remembrance of Benevolence Ayeti aç →
Ve Biz ona esirgememizle kardeşi Harun'u aktarıcı olarak hibe ettik.
وَوَهَبْنَا لَهُۥ مِن رَّحْمَتِنَآ أَخَاهُ هَٰرُونَ نَبِيًّۭا -
20:30 Sure 20 · That You May Not Toil Ayeti aç →
Dedi: “Vasim, göğsümü aç, görevimi kolaylaştır, dilimden bir düğümü çöz ki sözümü anlasınlar, ve bana ailemden bir muavin belirle: kardeşim Harun.
قَالَ رَبِّ ٱشْرَحْ لِى صَدْرِى وَيَسِّرْ لِىٓ أَمْرِى وَٱحْلُلْ عُقْدَةًۭ مِّن لِّسَانِى يَفْقَهُوا۟ قَوْلِى وَٱجْعَل لِّى وَزِيرًۭا مِّنْ أَهْلِى هَٰرُونَ أَخِى -
20:70 Sure 20 · That You May Not Toil Ayeti aç →
Dediler: “Biz Harun'un ve Musa'nın Vasisine inanıyoruz.”
قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِرَبِّ هَٰرُونَ وَمُوسَىٰ -
20:90 Sure 20 · That You May Not Toil Ayeti aç →
Harun daha önce onlara şöyle demişti: “Ey halkım, siz onunla yalnızca sınanıyorsunuz;
وَلَقَدْ قَالَ لَهُمْ هَٰرُونُ مِن قَبْلُ يَٰقَوْمِ إِنَّمَا فُتِنتُم بِهِۦ -
20:93 Sure 20 · That You May Not Toil Ayeti aç →
Dedi ki: “Ey Harun, onları yolunu şaşırırken gördüğünde beni izlemekten seni alıkoyan neydi? Emrime karşı mı çıktın?”
قَالَ يَٰهَٰرُونُ مَا مَنَعَكَ إِذْ رَأَيْتَهُمْ ضَلُّوٓا۟ أَلَّا تَتَّبِعَنِ أَفَعَصَيْتَ أَمْرِى -
21:49 Sure 21 · We Answered Him Ayeti aç →
Biz şüphesiz Musa'ya ve Harun'a Ayırt Etme'yi, sakınanlar için bir aydınlık ve bir hatırlatma verdik; onlar ki O algılarından kaçsa da Vasilerinden çekinirler ve Saat'ten kaygı duyarlar.
وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ ٱلْفُرْقَانَ وَضِيَآءًۭ وَذِكْرًۭا لِّلْمُتَّقِينَ ٱلَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُم بِٱلْغَيْبِ وَهُم مِّنَ ٱلسَّاعَةِ مُشْفِقُونَ -
23:46 Sure 23 · Have Attained Success Ayeti aç →
Sonra Musa'yı ve kardeşi Harun'u işaretlerimizle ve apaçık bir yetkiyle Firavun'a ve saray çevresine gönderdik; ama kibirle şiştiler ve kibirli bir halk oldular,
ثُمَّ أَرْسَلْنَا مُوسَىٰ وَأَخَاهُ هَٰرُونَ بِـَٔايَٰتِنَا وَسُلْطَٰنٍۢ مُّبِينٍ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ وَمَلَإِي۟هِۦ فَٱسْتَكْبَرُوا۟ وَكَانُوا۟ قَوْمًا عَالِينَ -
25:35 Sure 25 · The Discernment Ayeti aç →
Biz şüphesiz Musa'ya Yazı'yı verdik ve onunla birlikte kardeşi Harun'u muavin olarak koyduk.
وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ وَجَعَلْنَا مَعَهُۥٓ أَخَاهُ هَٰرُونَ وَزِيرًۭا -
26:14 Sure 26 · The Rhetoricians Ayeti aç →
Dedi ki: “Vasim, beni yalanlamalarından korkuyorum; göğsüm daralıyor ve dilim çözülmüyor: öyleyse Harun'a gönder. Ellerinde benim aleyhime bir yanlış var ve beni öldürmelerinden korkuyorum.”
قَالَ رَبِّ إِنِّىٓ أَخَافُ أَن يُكَذِّبُونِ وَيَضِيقُ صَدْرِى وَلَا يَنطَلِقُ لِسَانِى فَأَرْسِلْ إِلَىٰ هَٰرُونَ وَلَهُمْ عَلَىَّ ذَنۢبٌۭ فَأَخَافُ أَن يَقْتُلُونِ -
26:48 Sure 26 · The Rhetoricians Ayeti aç →
Dediler ki: “Biz bütün varlıkların Vasisine, Musa'nın ve Harun'un Vasisine inandık.”
قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ رَبِّ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ -
28:34 Sure 28 · The Story Ayeti aç →
Dedi ki: “Vasim, ben şüphesiz onlardan bir Özü öldürdüm ve beni öldürmelerinden korkuyorum; oysa kardeşim Harun'un dili benimkinden daha açıktır — onu, beni doğrulayan bir destek olarak benimle birlikte gönder;
قَالَ رَبِّ إِنِّى قَتَلْتُ مِنْهُمْ نَفْسًۭا فَأَخَافُ أَن يَقْتُلُونِ وَأَخِى هَٰرُونُ هُوَ أَفْصَحُ مِنِّى لِسَانًۭا فَأَرْسِلْهُ مَعِىَ رِدْءًۭا يُصَدِّقُنِىٓ -
37:115 Sure 37 · Peace upon the Envoys Ayeti aç →
Ve Biz Musa'ya ve Harun'a şüphesiz ihsanda bulunduk ve onları ve halklarını muazzam ıstıraptan kurtardık;
وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ وَنَجَّيْنَٰهُمَا وَقَوْمَهُمَا مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ -
37:120 Sure 37 · Peace upon the Envoys Ayeti aç →
“Esenlik Musa'nın ve Harun'un üzerine!”
سَلَٰمٌ عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ