İçeriğe git
القرآنal-quran.fr
Menü
100%
القرآن

القلم

Al-Qalam

The Pen

Sure 68 · 52 ayet

بسم ٱلله ٱلرحمن ٱلرحيم

Tanrı'nın adıyla, Tümüyle Esirgeyen, Esirgeyen.

68:1

Nun.

ن

68:2–4

Kaleme ve satır satır yazdıklarına andolsun! Vasinin lütfuyla sen zihni bulanık biri değilsin. Ve senin için elbette başa kakılmayacak bir ödül vardır. Ve sen elbette muazzam bir huy üzerindesin.

وٱلقلم وما يسطرون مآ أنت بنعمة ربك بمجنون وإن لك لأجرا غير ممنون وإنك لعلى خلق عظيم

Sen açıkça göreceksin, onlar da açıkça görecekler: içinizden hangisi sınanandır.

فستبصر ويبصرون بأييكم ٱلمفتون

Vasin, O'nun yolundan kimin şaştığını en iyi bilendir,

إن ربك هو أعلم بمن ضل عن سبيله

ve yol bulanları en iyi bilen O'dur.

وهو أعلم بٱلمهتدين

Öyleyse yalanlayanlara itaat etme.

فلا تطع ٱلمكذبين

Senin uzlaşmacı olmanı dilerlerdi: o zaman onlar da uzlaşmacı olurlardı.

ودوا لو تدهن فيدهنون

Ve çok yemin eden, hor görülmeye değer, iğneleyici iftiracı, iftira taşıyan, iyiliği engelleyen, sınırı aşan, ihlalci, hoyrat ve üstelik toplumsal ur olan hiç kimseye itaat etme — mal ve oğullar sahibi olduğu için. Ona Bizim işaretlerimiz seslendirildiğinde der ki: “Eskilerin efsaneleri!”

ولا تطع كل حلاف مهين هماز مشآء بنميم مناع للخير معتد أثيم عتل بعد ذلك زنيم أن كان ذا مال وبنين إذا تتلى عليه ءايتنا قال أسطير ٱلأولين

Biz onu burnundan damgalayacağız.

سنسمه على ٱلخرطوم

Biz onları, bahçenin arkadaşlarını sınadığımız gibi sınadık: sabah vakti onu hasat edeceklerine, istisna yapmadan yemin ettikleri zaman,

إنا بلونهم كما بلونآ أصحب ٱلجنة إذ أقسموا ليصرمنها مصبحين ولا يستثنون

ve onlar uyurken Vasinden bir devriye onun üzerinden geçti, öyle ki o, kavrulmuş bir toprak gibi oldu.

فطاف عليها طآئف من ربك وهم نآئمون فأصبحت كٱلصريم

Sabah vakti birbirlerine seslendiler: “Ekiminize doğru erkenden yola çıkın, onu hasat etmek diliyorsanız.”

فتنادوا مصبحين أن ٱغدوا على حرثكم إن كنتم صرمين

68:23–24

Böylece kendi aralarında fısıldaşarak yola koyuldular: “Bugün oraya aranızdan hiçbir muhtaç girmesin.”

فٱنطلقوا وهم يتخفتون أن لا يدخلنها ٱليوم عليكم مسكين

Ve inatçı, gücü yeten kişiler olarak erkenden yola çıktılar.

وغدوا على حرد قدرين

Sonra onu gördüklerinde dediler ki: “Biz elbette sapmış durumdayız; hatta biz yoksun bırakılmışız!”

فلما رأوها قالوا إنا لضآلون بل نحن محرومون

68:28

İçlerinde en adil olanı dedi ki: “Size dememiş miydim: neden şanını anmıyorsunuz?”

قال أوسطهم ألم أقل لكم لولا تسبحون

68:29

Dediler ki: “Vasimize şan olsun! Biz şüphesiz zalimdik.”

قالوا سبحن ربنآ إنا كنا ظلمين

Ve birbirleriyle yüz yüze geldiler, karşılıklı kınayarak.

فأقبل بعضهم على بعض يتلومون

Dediler ki: “Vay bize! Biz şüphesiz her ölçüden taştık. Vasimiz bize bunun karşılığında daha iyisini verebilir; biz Vasimize hevesle yöneliyoruz.”

قالوا يويلنآ إنا كنا طغين عسى ربنآ أن يبدلنا خيرا منهآ إنآ إلى ربنا رغبون

İşte ceza böyledir.

كذلك ٱلعذاب

Ve son yaşamın cezası daha büyüktür, bilselerdi.

ولعذاب ٱلءاخرة أكبر لو كانوا يعلمون

68:34

Sakınanlar için Vasilerinin yanında şüphesiz lütuf bahçeleri vardır.

إن للمتقين عند ربهم جنت ٱلنعيم

Biz Tanrı'ya karşı dürüstleri, koparılmışlar gibi mi kılarız?

أفنجعل ٱلمسلمين كٱلمجرمين

Neyiniz var?

ما لكم

Nasıl hükmediyorsunuz?

كيف تحكمون

Yoksa içinde inceleme yaptığınız bir yazınız mı var; orada tercih ettiğiniz her şeyi elbette bulurdunuz?

أم لكم كتب فيه تدرسون إن لكم فيه لما تخيرون

Yoksa Bizim üzerimizde, Huzura Çıkış Günü'ne ulaşan yeminleriniz mi var: hükmettiğiniz şeye elbette sahip olacaksınız diye?

أم لكم أيمن علينا بلغة إلى يوم ٱلقيمة إن لكم لما تحكمون

Onlara sor: içlerinden hangisi buna kefil oluyor.

سلهم أيهم بذلك زعيم

Yoksa ortakları mı var? Öyleyse ortaklarını getirsinler, doğru sözlüyseler.

أم لهم شركآء فليأتوا بشركآئهم إن كانوا صدقين

Bir bacağın çıplak bırakıldığı ve yere kapanmaya çağrıldıkları gün, yapamayacaklar,

يوم يكشف عن ساق ويدعون إلى ٱلسجود فلا يستطيعون

görme yetileri alçak gönüllü, aşağılanma onları örterken,

خشعة أبصرهم ترهقهم ذلة

oysa onlar bozulmamışken yere kapanmaya çağrılıyorlardı.

وقد كانوا يدعون إلى ٱلسجود وهم سلمون

Öyleyse Beni, bu söylemi yalanlayan kimseyle baş başa bırak.

فذرني ومن يكذب بهذا ٱلحديث

Biz onları, bilmedikleri yerden derece derece götüreceğiz ve Ben onlara müddet tanırım.

سنستدرجهم من حيث لا يعلمون وأملي لهم

Benim hilem şüphesiz sağlamdır.

إن كيدي متين

Yoksa onlardan bir ödül mü istiyorsun, öyle ki borçla yüklenmişler?

أم تسلهم أجرا فهم من مغرم مثقلون

Yoksa algılardan kaçan şey yanlarında mı, öyle ki onu yazıyorlar?

أم عندهم ٱلغيب فهم يكتبون

68:48

Öyleyse Vasinin hükmü karşısında sabırlı ol ve balığın arkadaşı gibi olma; o, kendini tutarken çağırdığı zaman.

فٱصبر لحكم ربك ولا تكن كصاحب ٱلحوت إذ نادى وهو مكظوم

Vasisinden gelen bir lütuf ona yetişmeseydi, ayıplanmış olarak çıplak bir araziye atılırdı.

لولآ أن تدركه نعمة من ربه لنبذ بٱلعرآء وهو مذموم

Ama Vasisi onu seçti ve onu sağlam olanlardan biri kıldı.

فٱجتبه ربه فجعله من ٱلصلحين

68:51

Ve yadsıyanlar, Hatırlatma'yı işittiklerinde seni görme yetileriyle neredeyse tökezletecekler ve diyorlar ki: “O elbette zihni bulanıktır.”

وإن يكاد ٱلذين كفروا ليزلقونك بأبصرهم لما سمعوا ٱلذكر ويقولون إنه لمجنون

Oysa bu, bütün varlıklar için ancak bir hatırlatmadır.

وما هو إلا ذكر للعلمين

← Sure dizini