İçeriğe git
القرآنal-quran.fr
Menü
100%
القرآن

ص

Sad

The One Who Keeps Turning Back

Sure 38 · 88 ayet

بسم ٱلله ٱلرحمن ٱلرحيم

Tanrı'nın adıyla, Tümüyle Esirgeyen, Esirgeyen.

38:1

Ṣad.

ص

38:1

Hatırlatma'nın sahibi Okuma'ya andolsun,

وٱلقرءان ذي ٱلذكر

38:2

hayır! Yadsıyanlar güç ve kopuş içindedirler.

بل ٱلذين كفروا في عزة وشقاق

38:3

Onlardan önce kaç kuşağı yok ettik! Seslendiler, ama artık kurtulma zamanı değildi.

كم أهلكنا من قبلهم من قرن فنادوا ولات حين مناص

Ve kendilerinden bir uyarıcının onlara gelmesine şaştılar,

وعجبوا أن جآءهم منذر منهم

38:5

ve yadsıyıcılar dediler: “Bu bir yanılsama ustası, büyük bir yalancı. Tanrıları tek bir tanrı mı kıldı? Bu elbette şaşırtıcı bir şey!”

وقال ٱلكفرون هذا سحر كذاب أجعل ٱلءالهة إلها وحدا إن هذا لشىء عجاب

Ve onlardan saray çevresi şöyle diyerek çekip gitti: “Gidin ve tanrılarınıza karşı sağlam durun! Bu elbette istenmiş bir şey. Bunun gibisini son öğretide duymadık; bu baştan uydurma bir yaratımdan başka bir şey değil. Hatırlatma, hepimizin arasından onun üzerine mi indi?”

وٱنطلق ٱلملأ منهم أن ٱمشوا وٱصبروا على ءالهتكم إن هذا لشىء يراد ما سمعنا بهذا في ٱلملة ٱلءاخرة إن هذآ إلا ٱختلق أءنزل عليه ٱلذكر من بيننا

Hayır, onlar Benim Hatırlatma'm konusunda kararsızlık içindeler; hayır, henüz Benim cezamı tatmadılar.

بل هم في شك من ذكري بل لما يذوقوا عذاب

38:9

Yoksa yanlarında Vasinin esirgemesinin hazineleri mi var, Mutlak Güçlü'nün, Hibe Eden'in?

أم عندهم خزآئن رحمة ربك ٱلعزيز ٱلوهاب

Ya da göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin krallığına mı sahipler?

أم لهم ملك ٱلسموت وٱلأرض وما بينهما

O zaman araçlarla yükselsinler!

فليرتقوا في ٱلأسبب

Bu, partiler arasında yenilgiye adanmış bir ordudan başka bir şey değil.

جند ما هنالك مهزوم من ٱلأحزاب

38:12–13

Onlardan önce Nuh'un halkı, Ad, kazıklı Firavun, Semud, Lut'un halkı ve Çalılık arkadaşları yalanladılar.

كذبت قبلهم قوم نوح وعاد وفرعون ذو ٱلأوتاد وثمود وقوم لوط وأصحب ليكة

İşte partiler onlardır.

أولئك ٱلأحزاب

Her biri yalnızca elçileri yalanladı; bu yüzden Benim müeyyidem gerçekleşti.

إن كل إلا كذب ٱلرسل فحق عقاب

Ve şunlar yalnızca bir çığlık bekliyorlar, hiçbir ara vermeden.

وما ينظر هؤلآء إلا صيحة وحدة ما لها من فواق

Ve dediler: “Vasimiz, Hesap Günü'nden önce payımızı bize çabuklaştır.”

وقالوا ربنا عجل لنا قطنا قبل يوم ٱلحساب

Onların söylediklerine karşı sabırlı ol,

ٱصبر على ما يقولون

ve Bizim buyruğa uyanımız, kuvvet sahibi Davut'u hatırla,

وٱذكر عبدنا داود ذا ٱلأيد

çünkü o durmadan geri dönerdi.

إنه أواب

Dağları onunla birlikte akşamları ve gün doğarken şanını anmaları için, ve toplanmış kuşları da boyun eğdirdik:

إنا سخرنا ٱلجبال معه يسبحن بٱلعشي وٱلإشراق وٱلطير محشورة

onların her biri durmadan O'na dönerdi.

كل له أواب

Ve onun krallığını pekiştirdik ve ona bilgelik ve kesin ayrımı yapan ustalığı verdik.

وشددنا ملكه وءاتينه ٱلحكمة وفصل ٱلخطاب

38:21–22

Ve karşı tarafların aktarımı sana ulaştı mı; dua yerine tırmandıklarında, Davut'un yanına girdiklerinde, ve o onlardan korkuya kapıldığında? Dediler: “Korkma;

وهل أتىك نبؤا ٱلخصم إذ تسوروا ٱلمحراب إذ دخلوا على داود ففزع منهم قالوا لا تخف

38:21–22

biz iki karşı tarafız, birimiz diğerine zorbalık etti; öyleyse aramızda hak ile hükmet, aşırılık olmaksızın,

خصمان بغى بعضنا على بعض فٱحكم بيننا بٱلحق ولا تشطط

ve bize güzergâhın tam ortasını göster.”

وٱهدنآ إلى سوآء ٱلصرط

“Bu benim kardeşim; doksan dokuz koyunu var, bende ise tek bir koyun. Dedi: ‘Onu bana emanet et’ ve ustalıkta beni geçti.”

إن هذآ أخي له تسع وتسعون نعجة ولي نعجة وحدة فقال أكفلنيها وعزني في ٱلخطاب

Dedi: “O, senin koyununu kendi koyunlarına katmak için talep ederek sana şüphesiz zulmetmiş;

قال لقد ظلمك بسؤال نعجتك إلى نعاجه

ve işlerini karıştıranların çoğu elbette birbirlerine zorbalık ederler, inanan ve sağlam işler yapanlar hariç —

وإن كثيرا من ٱلخلطآء ليبغي بعضهم على بعض إلا ٱلذين ءامنوا وعملوا ٱلصلحت

ve onlar pek az sayıdadır.”

وقليل ما هم

38:24

Ve Davut, Bizim onu sınadığımızı varsaydı; Vasisinden bağışlanma diledi, diz çökmüş olarak düştü ve O'na başvurdu.

وظن داود أنما فتنه فٱستغفر ربه وخر راكعا وأناب

Biz de ona bunu bağışladık;

فغفرنا له ذلك

ve onun Bizim yanımızda elbette yakın bir mertebesi ve geri dönülecek güzel bir yeri vardır.

وإن له عندنا لزلفى وحسن ماب

38:26

“Ey Davut, Biz seni yerde bir halef kıldık; öyleyse insanlar arasında hak ile hükmet ve seni Tanrı'nın yolundan şaşırtacak duyguyu izleme,

يداود إنا جعلنك خليفة في ٱلأرض فٱحكم بين ٱلناس بٱلحق ولا تتبع ٱلهوى فيضلك عن سبيل ٱلله

çünkü Tanrı'nın yolundan şaşanlara, Hesap Günü'nü unuttukları için şiddetli bir ceza olacaktır.”

إن ٱلذين يضلون عن سبيل ٱلله لهم عذاب شديد بما نسوا يوم ٱلحساب

Biz göğü, yeri ve ikisi arasındakileri boşuna yaratmadık.

وما خلقنا ٱلسمآء وٱلأرض وما بينهما بطلا

İşte bu, yadsıyanların varsayımıdır;

ذلك ظن ٱلذين كفروا

yadsıyanların vay hâline, Ateş yüzünden!

فويل للذين كفروا من ٱلنار

Yoksa inanan ve sağlam işler yapanlara, yerdeki bozguncular gibi mi davranırız?

أم نجعل ٱلذين ءامنوا وعملوا ٱلصلحت كٱلمفسدين في ٱلأرض

Yoksa sakınanlara, azgınlar gibi mi davranırız?

أم نجعل ٱلمتقين كٱلفجار

Bu, sana indirdiğimiz, bereketli bir Yazı'dır; işaretlerini derin derin düşünsünler ve zekâ sahipleri hatırlasın diye.

كتب أنزلنه إليك مبرك ليدبروا ءايته وليتذكر أولوا ٱلألبب

38:30

Ve Davut'a Süleyman'ı hibe ettik —

ووهبنا لداود سليمن

ne güzel buyruğa uyan,

نعم ٱلعبد

38:30

çünkü o durmadan geri dönerdi!

إنه أواب

Akşam kendisine ayakta duran soylu atlar sunulduğunda dedi: “Ben şüphesiz iyilik sevgisini Vasimin hatırlatmasından daha çok sevdim”, ta ki perdenin ardında kayboluncaya dek.

إذ عرض عليه بٱلعشي ٱلصفنت ٱلجياد فقال إني أحببت حب ٱلخير عن ذكر ربي حتى توارت بٱلحجاب

“Onları bana geri getirin!” Ve onların bacaklarını ve boyunlarını okşamaya koyuldu.

ردوها على فطفق مسحا بٱلسوق وٱلأعناق

38:34

Ve Biz Süleyman'ı şüphesiz sınadık: tahtının üzerine bir beden attık; sonra Bize başvurdu.

ولقد فتنا سليمن وألقينا على كرسيه جسدا ثم أناب

Dedi: “Vasim, beni bağışla ve bana, benden sonra kimseye uygun düşmeyecek bir krallık hibe et;

قال رب ٱغفر لي وهب لي ملكا لا ينبغي لأحد من بعدي

çünkü Hibe Eden Sensin.”

إنك أنت ٱلوهاب

Bunun üzerine rüzgârı ona boyun eğdirdik, emriyle, yumuşakça, nişan aldığı yere akardı; ve Saptırıcıları da, her inşa edici ve dalgıcı, ve kelepçelerde birlikte bağlanmış başkalarını.

فسخرنا له ٱلريح تجري بأمره رخآء حيث أصاب وٱلشيطين كل بنآء وغواص وءاخرين مقرنين في ٱلأصفاد

“İşte Bizim tahsisimiz: ister ihsanda bulun, ister alıkoy, hesap vermek zorunda kalmadan.”

هذا عطآؤنا فٱمنن أو أمسك بغير حساب

Ve onun Bizim yanımızda elbette yakın bir mertebesi ve geri dönülecek güzel bir yeri vardır.

وإن له عندنا لزلفى وحسن ماب

Ve Bizim buyruğa uyanımız Eyüp'ü hatırla; Vasisine seslendiği zaman: “Saptırıcı bana bir yorgunluk ve bir cezayla dokundu.”

وٱذكر عبدنآ أيوب إذ نادى ربه أني مسني ٱلشيطن بنصب وعذاب

“Ayağınla koş:

ٱركض برجلك

işte yıkanmak ve içmek için serin bir su.”

هذا مغتسل بارد وشراب

Ve ona yakınlarını hibe ettik, ve onlarla birlikte bir o kadar daha, Bizden gelen bir esirgemeyle ve zekâ sahipleri için bir hatırlatma olarak.

ووهبنا له أهله ومثلهم معهم رحمة منا وذكرى لأولي ٱلألبب

“Ve eline bir demet al, onunla vur ve yeminini bozma.”

وخذ بيدك ضغثا فٱضرب به ولا تحنث

Onu sabırlı bulduk,

إنا وجدنه صابرا

ne güzel buyruğa uyan,

نعم ٱلعبد

38:44

çünkü o durmadan geri dönerdi!

إنه أواب

38:45

Ve Bizim buyruğa uyanlarımız İbrahim'i, İshak'ı ve Yakup'u hatırla, kuvvet ve açık görüş sahiplerini.

وٱذكر عبدنآ إبرهيم وإسحق ويعقوب أولي ٱلأيدي وٱلأبصر

Biz onları arındırılmış bir şeyle arındırdık: Yurt'un hatırlatması.

إنآ أخلصنهم بخالصة ذكرى ٱلدار

38:47

Ve onlar Bizim yanımızda elbette seçilmişler arasında, en iyilerdendir.

وإنهم عندنا لمن ٱلمصطفين ٱلأخيار

38:48

Ve İsmail'i, Elyesa'yı ve Zülkifl'i hatırla,

وٱذكر إسمعيل وٱليسع وذا ٱلكفل

ve her biri en iyilerdendir.

وكل من ٱلأخيار

Bu bir hatırlatmadır.

هذا ذكر

Ve sakınanların elbette geri dönülecek güzel bir yeri vardır:

وإن للمتقين لحسن ماب

kalıcılık Bahçeleri, kapıları onlara açılacak, orada dirsek dayayarak bol lezzetler ve içecekler talep edecekler.

جنت عدن مفتحة لهم ٱلأبوب متكين فيها يدعون فيها بفكهة كثيرة وشراب

Ve yanlarında, çekingen göz kapaklı, doğurgan ve aynı kökten yoldaşları olacak.

وعندهم قصرت ٱلطرف أتراب

İşte Hesap Günü için onlara vaat edilen budur.

هذا ما توعدون ليوم ٱلحساب

Bu, elbette Bizim geçimliğimizdir, tükenme bilmez.

إن هذا لرزقنا ما له من نفاد

İşte. Ve her ölçüden taşanlar elbette geri dönülecek yerlerin en kötüsüne sahip olacak: Cehennem, orada yanacaklar,

هذا وإن للطغين لشر ماب جهنم يصلونها

ne berbat bir yatak!

فبئس ٱلمهاد

İşte: tatsınlar — kaynar bir su, kokuşmuş bir sıvı ve aynı türden başkaları, ikişerli olarak.

هذا فليذوقوه حميم وغساق وءاخر من شكله أزوج

“İşte sizinle birlikte hücum eden bir kalabalık.”

هذا فوج مقتحم معكم

“Onlara hoş geldin yok,

لا مرحبا بهم

çünkü onlar Ateş'te yanacaklar!”

إنهم صالوا ٱلنار

Diyecekler: “Hayır, siz! Size hoş geldin yok! Bunu bize önden gönderen sizdiniz.

قالوا بل أنتم لا مرحبا بكم أنتم قدمتموه لنا

Ne berbat bir sığınak!”

فبئس ٱلقرار

Diyecekler: “Vasimiz, bunu bize kim önden gönderdiyse, ona Ateş'te iki kat ceza ekle.”

قالوا ربنا من قدم لنا هذا فزده عذابا ضعفا في ٱلنار

Ve diyecekler: “Bize ne oluyor ki, kötüler arasında saydığımız erkekleri görmüyoruz?

وقالوا ما لنا لا نرى رجالا كنا نعدهم من ٱلأشرار

Onları dalga konusu mu edinmiştik, yoksa görme yetilerimiz onlardan mı kaydı?”

أتخذنهم سخريا أم زاغت عنهم ٱلأبصر

38:64

Bu elbette hak: Ateş ehlinin çekişmesi işte budur.

إن ذلك لحق تخاصم أهل ٱلنار

De ki: “Ben yalnızca bir uyarıcıyım,

قل إنمآ أنا منذر

ve Tanrı'dan başka hiçbir tanrı yoktur, Tek olan, Boyun Eğdiren,

وما من إله إلا ٱلله ٱلوحد ٱلقهار

göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Vasisi,

رب ٱلسموت وٱلأرض وما بينهما

Mutlak Güçlü, Büyük Bağışlayan.”

ٱلعزيز ٱلغفر

De ki: “Bu muazzam bir Aktarım'dır, ondan sıyrılıyorsunuz:

قل هو نبؤا عظيم أنتم عنه معرضون

38:69

yüce saray çevresi hakkında hiçbir bilgim yoktu, çekişirken;

ما كان لي من علم بٱلملإ ٱلأعلى إذ يختصمون

bana yalnızca şu vahyedilir: ben belirgin bir uyarıcıyım.”

إن يوحى إلى إلآ أنمآ أنا نذير مبين

38:71–72

Vasin Görevlilere dediği zaman: “Ben kilden bir beşer yaratacağım; onu biçimlendirdiğimde ve ona Esin'imden üflediğimde, önünde eğilin, yere kapanmış olarak.”

إذ قال ربك للملئكة إني خلق بشرا من طين فإذا سويته ونفخت فيه من روحي فقعوا له سجدين

38:73–74

Bunun üzerine Görevliler hep birlikte yere kapandılar, İblis hariç: kibirle şişti ve yadsıyanlardan oldu.

فسجد ٱلملئكة كلهم أجمعون إلآ إبليس ٱستكبر وكان من ٱلكفرين

38:75

Dedi: “Ey İblis, Benim iki elimle yarattığıma yere kapanmanı sana ne engelledi? Kibirle mi şiştin, yoksa yücelenlerden miydin?”

قال يإبليس ما منعك أن تسجد لما خلقت بيدى أستكبرت أم كنت من ٱلعالين

Dedi ki: “Ben ondan daha iyiyim: Sen beni ateşten yarattın, onu ise kilden yarattın.”

قال أنا خير منه خلقتني من نار وخلقته من طين

38:77–78

Dedi: “Öyleyse buradan çık, çünkü artık sürgün edilmişsin ve Benim lanetim şüphesiz Vade Günü'ne dek senin üzerindedir.”

قال فٱخرج منها فإنك رجيم وإن عليك لعنتي إلى يوم ٱلدين

Dedi ki: “Vasim, öyleyse bana, onların uyandırılacağı güne kadar mühlet ver.”

قال رب فأنظرني إلى يوم يبعثون

Dedi ki: “Sen, bilinen vaktin gününe kadar mühlet verilenlerdensin.”

قال فإنك من ٱلمنظرين إلى يوم ٱلوقت ٱلمعلوم

Dedi: “Senin gücün adına, onların hepsini başıboş dolaştıracağım elbette, aralarından Senin arındırılmış buyruğa uyanların hariç.”

قال فبعزتك لأغوينهم أجمعين إلا عبادك منهم ٱلمخلصين

Dedi: “İşte hak — ve Ben hakkı söylerim:

قال فٱلحق وٱلحق أقول

Cehennem'i elbette senden ve onlardan seni izlemiş olanların hepsinden dolduracağım.”

لأملأن جهنم منك وممن تبعك منهم أجمعين

De ki: “Bunun için sizden hiçbir ödül istemiyorum ve olmadıkları şey olduklarını iddia edenlerden değilim.

قل مآ أسلكم عليه من أجر ومآ أنا من ٱلمتكلفين

38:87

Bu yalnızca bütün varlıklar için bir hatırlatmadır,

إن هو إلا ذكر للعلمين

ve onun aktarımını bir zaman sonra elbette bileceksiniz.”

ولتعلمن نبأه بعد حين

← Sure dizini